Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: 1) Sanık ... hakkında: Beraat,
2) Sanıklar ... ve ... haklarında: TCK’nın . 85/1, 62/1, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanık ...'un beraatine, sanıklar ... ve ...'un mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar ... ve ... müdafi, katılanlar vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık ...'un beraatine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2-Sanıklar ... ve ...'un mahkumiyetlerine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanık... ve ölen arasında alacak-borç meselesi bulunduğu, ölenin alacağını istemek için sanığın oturduğu kasabaya gittiği, aralarında bu yüzden tartışma çıktığı, tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine, sanık ...'un kardeşi olan sanık ...'un da yanlarına gelerek kavgaya karıştığı, karşılıklı yumruklaşma ve itişme çıktığı, ölenin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, araya girenlerce kavganın sonlandırıldığı, ölenin aracına binerek evine döndüğü, burada fenalaştığı, hastaneye götürülürken de yolda hayatını kaybettiği, yapılan otopsi ve akabinde Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesince düzenlenen raporda ölümün olayın efor ve stresiyle ölenin kendinde mevcut kalp-damar hastalığının aktif hale gelmesi neticesinde meydana geldiği ve eylemle netice arasında illiyet bulunduğu, bu haliyle TCK'nın 85/1. maddesinde düzenlenen taksirle öldürme suçunun oluştuğu anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin tüm, sanıklar müdafiinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-İki sınır arasında temel ceza belirlenirken; suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı, sanıkların kusur durumları nazara alınıp, adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun olarak makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek fazla ceza tayini, ve taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçesine dayanılamayacağının nazara alınmaması,
2-Dosya kapsamından sabıkaları bulunmadığı anlaşılan, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları olumlu kabul edilerek haklarında takdiri indirim hükümleri uygulanan sanıklar hakkında, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden, TCK'nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy