Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü :
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının, olayda yaralanma da olması nedeniyle eylemin TCK'nın 179/3. maddesi kapsamında kaldığına ve atılı suçun unsurlarının oluştuğuna ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 179/2. maddesinde düzenlenen suçun kasten işlenebileceği, ehliyetsiz olmanın suçun unsurları arasında bulunmadığı dikkate alınarak, dosya kapsamına göre; olay tarihinde, sürücü belgesiz sanığın suç tarihinde, idaresindeki motosiklet ile ... köyünden ... ilçesi yoluna seyrettiği esnada, motosikletinin direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı ve yaralamalı trafik kazası yapması şeklinde gerçekleşen olayda; dosya içinde motosiklet kullanmayı bilmediğine dair delil ve bilgi bulunmayan sanığın sürücü belgesiz olarak araç kullanmasının atılı suçun oluşumu için yeterli olmadığı ve suçun unsurlarının bulunmadığı, dolayısıyla beraat kararında isabetsizlik bulunmadığı, ancak “eylemin suç teşkil etmemesi nedeniyle CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince" beraat kararı verilmesi gerekirken, gerekçedeki kabulle de uyumsuz şekilde hüküm fıkrasında "sanığın cezalandırılmasına yeterli olacak derecede, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması dolayısıyla üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince" beraat kararı verilmesi ,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 1. fıkrasındaki "sanığın cezalandırılmasına yeterli olacak derecede, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması dolayısıyla üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması” ibaresinin “yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması” şeklinde ve “CMK'nun 223/2-e maddesi" ibaresinin “CMK'nın 223/2-a maddesi" şeklinde düzeltilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy