Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm : CMK'nın 223/2-c. maddesi gereğince beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10/06/2014 gün ve 2013/834 Esas, 2014/321 sayılı kararında belirtildiği üzere, 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 3. madde uyarınca mahalli Cumhuriyet savcılarının, duruşmalarına iştirak etmedikleri Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına karşı, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesinin 3. fıkrası kıyasen uygulanmak suretiyle, tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, temyiz süresinin görüldü ile değil tefhimle başlayacağı, 29/02/2012 tarihinde verilen hükme karşı 30/03/2012 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmakla, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 310 ve 317. maddeleri uyarınca REDDİNE,
Katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince,
İzmir II numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 14.02.1996 tarih ve 5576 sayılı kararıyla 2. derece doğal sit alanı ilan edilen bölge içerisinde yer alan, ...ilçesi, ... köyü,... Bükü mevkinde yer alan ve tapuda sanığın ölen eşi adına kayıtlı olan 297 sayılı parselde bulunan tek katlı binaya, sanık tarafından izin alınmadan ikinci kat yapımına başlanıldığı, bu durumun kolluk görevlilerince tespit edildiği ve sanık hakkında soruşturmaya başlandığı ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın açıldığı, yargılama aşamasında olay yerinde yapılan 30.12.2011 tarihli keşifte de inşaatın tamamen bitirildiği ve kullanılmakta olduğunun tespit edildiği, her ne kadar sanık tarafından olay yerinde izinsiz inşaat yapılmasının suç olduğunu bilmediği iddia edilmiş ise de, kolluk görevlilerince sanığa 08.04.2011 tarihinde izinsiz inşaata devam etmemesi gerektiğine dair yazılı uyarının tebliğ edildiği, ancak sanığın bu uyarıya rağmen inşaata devam ettiğinin ve 30.12.2011 tarihli olay yeri keşfinde izinsiz ikinci katın tamamen bitirildiği ve kullanmakta olduğunun tespit edilmesi karşısında sanığın savunmalarının inandırıcı olmadığı, fiziki ve inşai müdahale kapsamında olan uygulamalarının sabit olduğu anlaşılmakla, atılı suçtan mahkumiyetine karar evrilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy