Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : Beraat
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 89/243 sayılı kararında belirtildiği üzere; davaların gereksiz yere uzamasını engellemek amacıyla ihdas edilen ve toplanan delillere göre mahkümiyet dışında bir karar verilmesi gereken hallerde, sorgu yapılmadan davanın bitirilmesine imkân sağlayan, 5271 sayılı CMK’nın 193/2 maddesinin “Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir” hükmünün aynı Kanunun 223. maddesinin 9. fıkrasındaki, “derhal beraat kararı verilebilecek hallerde, durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez” hükmü ile bir bağlantısı bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki görüşe itibar edilmemiştir.
Sanığın sürücü belgesiz olarak, hafif virajlı yolda direksiyon hakimiyetini kaybedip aracı devirmesi şeklinde gerçekleşen olayda, eylemin taksirli olması karşısında tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiş; yapılan yargılama sonunda sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış bulunduğundan mahalli Cumhuriyet savcısının usule ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 15/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy