Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK'nın179/3-2, 53/1-2-3, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü :
Olay tarihinde akşam 20.35 saatlerinde Sungurlu-Çorum karayolunda İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerince rutin olarak gerçekleştirilen alkol kontrol uygulaması esnasında, sanığın yönetimindeki otonun direksiyon hakimiyetini sağlayamadığı ve sağa sola yalpa yaparak seyrettiğinin görülmesi üzerine durdurularak alkolmetreyle yapılan kontrol sonucunda 1,53 promil alkollü olduğunun tespit edilmesi üzerine dava açıldığı; sanığın sabıka kaydında yer alan yine aynı mahkemenin 2009/295 E sayılı dosyasına konu 30/3/2009 tarihli olayda da sanığın yine gece vakti, 1,33 promil alkollü halde araç kullanırken bir başka araca çarparak o araçtaki bir kişinin kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralanmasına neden olduğu, yine 2009 yılında işlediği iddia olunan bir resmi evrakta sahtecilik suçu için de Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/94 E sayılı dosyasında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği; mahkemenin sanık hakkında TCK'nın 62. maddesindeki takdiri indirim, 51. maddesindeki erteleme ve CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına karar verirken, “sanığın pişman olduğuna dair bir emarenin bulunmaması ve gelecekte benzer bir eylem gerçekleştirmeyeceği yönünde kanaat oluşmaması” ve “suç işlemeye yönelik kişiliği ve ileride suç işlemekten kaçınacağı hususunda mahkemede kanaat hasıl olmadığı” gerekçelerine dayandığı, temel ceza tayini sırasında da “sanığın benzer eylemini 2. kez işlemesi göz önünde bulundurularak taktiren alt sınırdan uzaklaşılması” suretiyle sanığın kişiliğinin olumsuz olarak değerlendirildiği, TCK'nın 50/1. maddesinin uygulanabilmesi için “suçlunun kişiliği ve yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığın” dikkate alınacağı belirtilmiş olup, mahkemece sanığın kişiliğinin olumsuz olarak değerlendirildiği ve pişmanlığı bulunmadığının belirtilmesi ve sanığın kişiliğine ilişkin tespitler karşısında, tebliğnamedeki, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının, şartları oluşmadığından şeklindeki soyut gerekçeyle TCK'nın 50/1. maddesinde yazılı seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verildiği gerekçesiyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 17/4/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy