Mahkemesi:Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm: CMK'nın 223/2-a. maddesi uyarınca beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm, katılan vekili ve şikayetçi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Şikayetçinin, yokluğunda 08.05.2012 tarihinde verilen ve 22.05.2012 tarihinde tebliğ edilen hükmü, CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 30.05.2012 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; ayrıca, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan zarar görmeyen ve kamu davasına katılma hakkına haiz olmayan şikayetçi ...'ın, hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı da anlaşılmakla, şikayetçi ...'ın temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
Katılan...numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
... numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 06.10.1995 tarih ve 5932 sayılı kararıyla 1. derece doğal sit alanı ilan edilen bölge içerisinde kalan,... mahallesi, ... mevkii, 303 sayılı parselde yer alan ve tapu kaydında sanık ...'un yönetim kurulu 1. başkanlığını, sanık ...'un da yönetim kurulu 2. başkanlığını yaptığı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi adına kayıtlı olduğu araziyi, adı geçen kooperatifin 28.12.1989 tarihinde satın aldığı, kooperatif yönetimince de satın alınmasından sonra taşınmaza, her binada bitişik halde iki daire olacak şekilde 18 adet iki katlı, müstakil binanın yapımına başlandığı, inşaatlara bölgenin sit alanı kabul edildiği 06.10.1995 tarihinden önce başlandığı ve sit kararının mahallinde ilan edildiği tarih olan 03.04.2001 tarihine kadar binaların tüm dış işlerinin bitirildiği, ... Belediyesi görevlilerince olay yerinde yapılan 13.05.2008 tarihli denetlemede, davaya konu yerde ruhsatsız 18 adet 2 katlı bina ile tek katlı bekçi kulübesinin, depo ve trafonun yapılmış olduğunun tespit edildiği ve ... Belediyesi'nin suç duyurusu üzerine,
Sanıklar hakkında soruşturmaya başlanarak, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın açıldığı, taşınmazın tapu kaydında, taşınmazın 1. derece doğal sit alanı içerisinde bulunduğuna dair şerhin bulunmadığı, sanıkların ve yargılama aşamasında tanık sıfatıyla dinlenen kooperatif üyelerinin verdikleri ifadelerde, yapılan tüm inşai faaliyetlerin 2000 yılında sona erdiğini, 2000 yılından sonra sadece binaların içlerinde ince işlerin yapılmış olduğunu beyan ettikleri, yargılama aşamasında dosya kapsamına getirtilen, ... Elektrik Dağıtım Müessesesi'nin elektrik satış sözleşmesi örneğinin incelenmesiyle, ... ile S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi arasında 23.10.2000 tarihinde elektrik satış sözleşmesinin yapıldığının anlaşıldığı, yine ... Noterliği'nde 23.01.2000 tarihinde düzenlenen daire kura çekilişi tutanağının incelenmesiyle de, kooperatif dairelerinin üyeler arasında kura yoluyla paylaşımının 23.01.2000 tarihinde yapıldığının anlaşıldığı, olay yerinde yapılan 19.10.2009 tarihli keşfe iştirak eden arkeolog bilirkişinin 04.11.2009 tarihli raporunda, davaya konu yerde tüm kaba inşaat işlerinin, sit kararının mahallinde ilan edilme tarihi olan 03.04.2001 tarihinden önce yapıldığı, bu tarihten sonra ise binalarda ince işlerin yapılmış olduğunun belirtildiği, aynı keşfe iştirak eden inşaat mühendisi bilirkişisinin 02.11.2009 tarihli raporunda da, davaya konu 18 adet bina ile, 3 adet yapının(bekçi kulübesi, trafo ve depo) ruhsatsız olduğunun, ancak bu yapıların içlerindeki ince işler haricinde, sit kararının mahallinde ilan edilme tarihi olan 03.04.2001 tarihinden önce yapıldığının belirtildiği, yine yargılama aşamasında kooperatif uzmanından alınan 20.11.2011 tarihli raporda, irdelenen genel kurul kararlarında, 2000 tarihi sonrası alınan kararlardan sadece 2000 yılında alınan bekçi kulübesi yapımı ve dış cephelerin boyanması kararlarının inşaat işi olduğu, bundan sonraki yıllarda alınan kararların genel bakım, onarım, çevre düzenlemesi olarak alındığının, bu kararların da 2005 yılına kadar devam ettiğinin belirtildiği, sanıkların da ifadelerinde, bölgenin 1. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığından, ilk kez sit kararının ilanı ile bilgi sahibi olduklarını beyan ettikleri, böylece sanıkların yönetim kurulu 1.başkan ve 2.başkanlığını yaptıkları kooperatifte yapılan, 2863 sayılı Kanun kapsamında inşai ve fiziki müdahale niteliğinde bulunan uygulamaların, bölgenin sit alanı kabulü kararının mahallinde ilan edildiği 03.04.2001 tarihinden önce yapıldığı, bu tarih sonrası yapılan bina içindeki ince işlerin de, fiziki ve inşai faaliyetin devamı niteliğinde bulunduğu, ancak bu uygulamaların 2005 tarihinden sonra yapıldıklarına dair bir delilin elde edilemediği, tüm bu nedenlerle 03.04.2001 tarihi öncesi uygulamalar yönünden sanıklarda bir suç kastının bulunmadığı ve mahkemece sanıkların beraatine karar verilmesinde bir aykırılığın olmadığı, ancak 03.04.2001 tarihinden 2005 tarihine kadar yapılan ve inşai faaliyetin devamı niteliğinde bulunan, binaların içerisindeki uygulamalar yönünden suç tarihinin 01.01.2005 olduğu kabul edilmekle, yapılan incelemede;
Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 65/1 maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK'nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2 maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olarak kabul edilen 01.01.2005 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK'nın 223/9 maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının DÜŞMESİNE, 27/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.