Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin yüzüne karşı 31.05.2012 tarihinde verilen hükmü sanık müdafii CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 13.07.2012 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince temyiz isteminin, isteme uygun olarak REDDİNE,
Katılan ... Müdürlüğü vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
2863 sayılı Kanunun, 11/10/2013 tarih, 28792 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan tespit ve tescil başlıklı 7. maddesinde korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespitinin Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde yapılacağı ve bu tespitlerin koruma bölge kurulu kararı ile tescil edileceği, tescil kararlarının ilanı, tebliği ve tapu kütüğüne işlenmesi ile ilgili hususların yönetmelikle düzenleneceğinin öngörüldüğü, bu amaçla çıkarılan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik ile sit kararlarının ilan şeklinin kaleme alındığı, 6498 sayılı Kanunun 1. maddesi ile 2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde yapılan değişiklik ile sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazların tescil kararlarının, Resmî Gazete’de yayımlanacağı ve Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı hükmünün getirildiği, ayrıca anılan Kanunun 3. maddesi ile 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde “Tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının bu kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ile koruma bölge kurullarından izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacağının öngörüldüğü, gerek 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 7. maddesi ile anılan madde gereğince çıkarılan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik hükümlerinin, gerekse 6498 sayılı Kanunun 1. maddesi ile öngörülen tescil kararlarının, Resmî Gazete’de yayımlanma ve Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulma zorunluğunun amacının, ilgili kurul kararlarından muhataplarını haberdar etmek olduğu,
Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında,... sayılı parselde yer alan ve tapuda sanığa ait olan iki katlı kargir binanın bulunduğu bölgenin, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 09.05.1981 tarih ve A-2808 sayılı kararıyla 1. derece Kentsel Sit alanı ilan edildiği ve ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 17.06.1988 tarih, 197 sayılı kararıyla da uygun bulunan ...Tarihsel ve Kentsel Siti Koruma Amaçlı İmar Planı'nın sınırları içerisinde bulunduğu, sanık tarafından izin alınmadan binanın çatı aktarımı ile dış cephesine ısı yalıtımının yapımına başlandığı, bu durumun tespit edilmesi üzerine sanık hakkında soruşturmaya başlandığı ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın açıldığı, ancak sanığın verdiği ifadelerinde bölgenin sit alanı olduğunu bilmediğini beyan ettiği, yargılama aşamasında bölgenin sit alanı ilan edildiğine dair Kurul kararının, mahallinde ilan edilip edilmediğinin ilgili Koruma Bölge Kurulu'ndan sorulduğu, gelen 25.01.2012 tarihli yazılı cevapta ilave edilecek bir belgenin bulunmadığının belirtildiği, yine katılan vekili olarak duruşmalara katılan Hazine vekilinin 31.05.2012 tarihli duruşmada, bölgenin sit alanı olduğuna dair kararın ilan edilip edilmediğini bilmediğini, kendi kurumuna sorduğunda da bir cevap alamadığını beyan ettiği, tüm bu nedenlerle ilgili Sit Kararı ile Koruma Amaçlı İmar Planı'nın mahallinde ilan edilmediği, sanığın da bölgenin sit alanı olduğunu bildiğine dair delillerin bulunmadığı ve mahkemece sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesinde bir isabetsizliğin olmadığı anlaşılmakla,
Yapılan yargılama sonunda, sanığın bir suç kastıyla hareket etmediği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 13/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy