Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Sanıklar . ..., ... ve ... hakkında CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat
Sanık ... hakkında; TCK'nın 85/1, 62, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle öldürme suçundan sanık ...'in mahkumiyetine, sanıklar ..., ..., ... ve ...'un beraatlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü, gündüz vakti sanık ...'in idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, çift yönlü, 7 metre genişliğindeki asfalt kaplı yolun sağ şeridinde hızla seyir halindeyken, ileride su arızası nedeniyle açılmış çukurdan çıkartılan yolun sağdan 1,60 metrelik kısmını kapatan toprak yığınına çarpmamak için aniden karşı şeride geçerek karşı yönden gelen araç ve onun ardından gelen motosikletle çarpışmaları neticesinde motosiklet sürücüsünün öldüğü olayda; kaplama üzerinde yapılan çalışmayla ilgili gerekli güvenlik önlemlerini almayan, yeterli şekilde ve mesafede işaretleme yapmayarak tali kusurlu şekilde olaya sebebiyet veren belediye çalışanlarının mahkumiyetleri yerine, beraatlerine karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafilerinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Beraat eden ve kendilerini vekille temsil ettiren sanıklar lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/5. maddesi gereğince hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (f) bendinde yer alan "kastın ağırlığı" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
3-Sanık ... hakkında hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine yasal dayanak oluşturan TCK'nın 50/1-a, 50/4. maddelerinin gösterilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün "B" fıkrasına “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre maktu 1.320-TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklara ayrı ayrı verilmesine” bendinin yazılması; hükmün "C" fıkrasının 1. bendinde yer alan "kastın yoğunluğu" ibaresinin hükümden çıkartılması ve aynı fıkranın 3. bendinin başına "Sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde gözlemlenen davranışları ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak TCK'nın 50/4. maddesi delaletiyle TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine;" cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan beraat ve mahkumiyete ilişkin hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy