Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/4, 62, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü gece vakti 20.00 sıralarında, sanığın idaresindeki otomobil ile aydınlatmalı, 10,5 metre genişliğindeki üç şeritli otoyolun sağ şeridinde seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, kendisiyle aynı istikamette önünde seyretmekte olan çekici ve arkasına bağlı yarı römorku geçmek için sollama yapmak yerine, yolun sağ tarafında bulunan arıza cep alanındaki boşluktan faydalanarak önündeki aracı geçmek istediği ancak geçemeyince daha önceki seyir şeridi olan sağ şeride girmek istediği sırada, direksiyon hakimiyetini kaybederek, otomobilinin sol yan kısmı ile geçmeye çalıştığı çekicinin sağ ön köşesine çarptıktan sonra orta şeride savrulup, yolun bu bölümünde seyreden başka bir otomobilin sağ arka yan kısmına çarpıp devrilmesine neden olması sonucunda, orta şeritteki otomobil sürücüsü ve aracında yolcu olarak bulunan katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları olayda; kurallara aykırı şekilde önünde seyreden aracı sağ taraftan ve arıza cep alanını kullanarak geçmeye çalışan sanık hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu gözetilerek; cezasında TCK'nın 22/3. maddesi gereğince artırım yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik cezaya hükmolunması; aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, kusura, eksik incelemeye ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen 10 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının belirtilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. ve TCK'nın 52/3. maddelerine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının 5. bendinde yer alan "TCK'nın 50/1-a" ibaresinden önce gelmek üzere "TCK'nın 52/3 maddesi gereğince 300 gün adli para cezasına çevrilmesine ve” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy