Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Sanıklar hakkında; CMK'nın 223/2-a ve CMK'nın 23/2-b. maddeleri gereğince beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kültür ve Turizm Bakanlığı adına katılma talebinde bulunulduğu ve bu talebe istinaden katılma kararı verildiği halde, gerekçeli karar başlığında Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun katılan olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak değerlendirilmiştir.
1-Sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 10.02.1994 tarih ve 1735 sayılı kararıyla sınırları belirlenen, 1. grup yapı statüsünde korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olan Sokullu Külliyesi Arastasında yer alan ve özel mülkiyete konu olan Sokullu Külliyesi Koruma Alanı içerisinde, Kocasinan mahallesi, 311 sayılı ada, 11 sayılı parselde yer alan dükkanın, tapu kaydında ölen ... adına kayıtlı olduğu, söz konusu dükkanda izinsiz tadilat işlerinin yapılmış olduğunun tespit edilmesiyle, ... 'ın mirasçılarından olan sanık ... hakkında soruşturmaya başlandığı, her ne kadar sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan dava açılmış ise de, sanık ...'in verdiği ifadelerinde, babasına ait dükkanı, babasının dünürü olan sanık ...'e kullanması için bıraktığını, babasının 2000-2010 yılları arası yatalak hasta olduğunu ve sonra hayatını kaybettiğini, kendilerinin bu dükkan ile hiç ilgilenmediklerini, davaya konu tadilatların da sanık ... tarafından yapılmış olabileceğini beyan ettiği, sanık ...'in de verdiği ifadelerinde, davaya konu tadilatları kendisinin yaptığını beyan ettiği, tüm dosya kapsamından korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenen binada, izin alınmadan inşai müdahalede bulunan kişinin sanık ... olduğu ve sanık ...'nun, sanık ...'ın sabit olan eylemine iştirakinin bulunduğunun delillerinin de bulunmadığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılama sonunda, atılı suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 10.02.1994 tarih ve 1735 sayılı kararıyla sınırları belirlenen, 1. grup yapı statüsünde korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olan Sokullu Külliyesi Arastasında yer alan ve özel mülkiyete konu olan Sokullu Külliyesi Koruma Alanı içerisinde, Kocasinan mahallesi, 311 sayılı ada, 11 sayılı parselde yer alan dükkanda, uzun zamandır kullanıcısı olan sanık ... tarafından izin alınmadan tadilat işlerinin yapıldığı, ilgili Koruma Bölge Kurulu görevlilerince yerinde yapılan inceleme sonucu, 11 sayılı parselde bulunan dükkanın, cephe doğramasının ahşap doğrama, zemin döşemesinin karo seramik malzeme ile yenilendiğinin, iç duvarlarının lambiri ile kaplandığının tespit edildiği ve ilgili Koruma Bölge Kurulu'nun 04.11.2010 tarih ve 3286 sayılı kararıyla sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, bunun üzerine sanık hakkında soruşturmaya başlandığı ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın açıldığı, her ne kadar yapılan yargılama sonunda, izinsiz uygulamaların basit onarım kapsamında bulunduğu ve kolaylıkla söküp atılabilecek uygulamalar olduğu gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiş ise de, sanığın beyanında dükkan içerisindeki tadilatı kendisinin yaptırdığını beyan ettiği, taşınmazın tapu kaydında da binanın tescilli kültür varlığı olduğuna dair şerhin bulunduğu ve böylece sanığın suçunun sabit olduğu anlaşılmakla,
Üzerinde müdahale gerçekleştirilen taşınmazın 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında tescilli kültür varlığı olması nedeniyle taşınmazda izinsiz ya da izin kapsamı dışında yapılan her türlü inşai faaliyetin suç oluşturacağı, bu bakımdan müdahalenin binanın içinde ya da dışında gerçekleştirilmesinin önem arz etmediği, bu kapsamda tescile esas bilgi ve belgeler getirtilerek, izinsiz yapılan tadilatın yapının tescil edilmesine neden olan kriterlere uygun olup olmadığının, yapıya ait orjinal dokuya uyum sağlayıp sağlamadığının, tescilli kültür varlığında zarar meydana getirip getirmediğinin belirlenmesi gerektiği,
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, tescile esas bilgi ve belgelerin dosya kapsamına getirtilmesi, olay yerinde sanat tarihçi ve inşaat mühendisi ile yeniden keşif icra edilerek, öncelikle sanık tarafından yapılan izinsiz uygulamaların, kullanılan malzemelerdeki eskime durumu nazara alınarak yapım tarihlerinin tespit edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi, izinsiz uygulamaların yapım tarihlerinin tespitinin ardından uygulamaların, tescilli kültür varlığının bütünü ve dolayısıyla orjinal dokusu ile uyumlu olup olmadığının, niteliğinin ve yapıda zarar meydana getirip getirmediğinin belirlenmesi, taşınmazın bu nitelikte bir zarar gördüğünün belirlenmesi durumunda sanığın, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1-1.cümlesi uyarınca cezalandırılması, bu nitelikte bir zararın mevcut olmadığının, ancak yapılan tadilatın ruhsata tabi inşai ve fiziki müdahale kapsamında bulunduğunun belirlenmesi durumunda, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1-2.cümlesi uyarınca cezalandırılması, yapılan bu tadilatın ruhsata tabi olmayan, “basit onarım” niteliğinde olduğunun belirlenmesi halinde ise, 5498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi ile cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince sanık ...'in beraatine ilişkin hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy