Mahkemesi:Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : CMK'nın 223/2-b. maddesi gereğince beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
... İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Şuçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince yapılan bir istihbari çalışma neticesinde, ... mahallesi, 291 sokakta bulunan bir kıraathanede, tarihi eser ticareti olacağı bilgisine ulaşıldığı, olay mahalline giden kolluk görevlilerince sanıklar ... ve ... ile kültür varlığı ticareti suçundan mahkumiyetine karar verilip, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanan ve kararı temyiz incelemesine gelmeyen sanık ...'ın kıraathaneden çıktıkları ve sanık ...'e ait araca yöneldiklerinin görüldüğü, 15.03.2011 tarihli “Olay Tespit ve Yakalama Tutanağı” içeriğine göre, sanık ...'ın araç içerisine girmediği ve dışarıda bekleyip diğer sanıklara gözcülük yaptığı, sanıklar ... ve ...'in aracın arka kapısından girip arka koltuğa oturdukları ve sanık ...'a ait, içerisinde kültür varlıkları olan çanta içerisine baktıkları esnada sanıkların kolluk görevlilerince yakalandıkları, gerek 16.03.2011 tarihli ... Müzesi raporundan ve gerekse 10.09.2011 tarihli arkeolog bilirkişiden alınan rapordan anlaşılacağı üzere, sanık ...'a ait çantadan ele geçirilen 57 parça eserden, Yunan, Roma, Bizans ve İslami döneme ait 40 adet sikkenin, Roma dönemine ait ağırlık, at figürlü bronz sembolün ve 2 adet baskı terrakotanın 2863 sayılı Kanun kapsamında, korunması gerekli kültür varlıkları olduğu, hakkında verilen açıklanmasının geri bırakılması kararı temyiz incelemesine gelmeyen sanık ...'ın verdiği ifadelerinde, davaya konu eserleri, olaydan 1 hafta kadar önce ...'de yolda yürüdüğü esnada bir çanta içerisinde bulduğunu ve ...'da yaşayan arkadaşı sanık ...'i arayarak yardım istediğini, olay günü ...'ya geldiğini ve sanık ... ile ...'te buluştuğunu, bir kıraathanede oturduklarını, arkadaşı ... ile bu eserleri Müze Müdürlüğü'ne götürmeye karar verdiklerini ve bunun için...'in aracına yöneldiklerini ancak kolluk görevlilerinin kendilerini yakaladıklarını, eserleri ...'e ve olay günü kıraathanede bulunup önceden tanımadığı ... isimli kişiye satma amacının olmadığını beyan ettiği, her ne kadar eserleri bulduğunu ve sanık ...'e göstermek üzere ... iline getirdiğini ikrar eden sanık ...'ın yanı sıra, sanıklar ... ile ... hakkında da kültür varlığı ticareti suçundan dava açılmış ise de, sanık ...'in ifadelerinde, eserlerin sanık ...'a ait olduğunu, ...'ya gelip kendisine bu eserleri gösterdiğini ve ne yapabileceğini sorduğunu, kendisinin de Müze'ye teslim etmesi gerektiğini söylediğini, oturdukları kıraathanede olup konuşmalarını duyup araçta bulunan eserlere bakmak isteyen ... isimli kişiyi daha önceden tanımadıklarını, eserlere bakmak ve Müze'ye götürmek üzere aracına yöneldiklerini, araca biner binmez de kolluk görevlilerinin geldiğini ve kendilerini yakaladıklarını, eserleri satın almak gibi bir niyetinin olmadığını beyan ettiği, sanık ...'ün de ifadelerinde, diğer sanıkları önceden tanımadığını, olay günü kıraathanede otururken konuşmalarını duyduğunu ve merak ettiği için eserlere bakmak istediğini, birlikte araca doğru yürüdüklerini ve araca girdiklerinde kolluk görevlilerince yakalandıklarını, eserleri satın almak gibi bir niyetinin olmadığını, sadece merak ettiği için bakmak istediğini beyan ettiği, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık ... ile beraatlerine karar verilen sanıklar... ve ...'in verdikleri ifadelerin birbiri ile uyumlu olduğu, sanıklar ... ve ...'in üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri, Ceza Hukuku'nun genel ilkelerinden olan “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince, sanıklar ... ve...'in davaya konu eserleri ticaret amacıyla “satın almak” ve “kabul etmek” kasıtlarının bulunduğuna dair delillerin olmaması nedeniyle savunmalarına itibar edilmesi gerektiği, tüm bu nedenlerle sanıklar ... ve ...'ün üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli ölçüde delillerin bulunmadığı ve yargılama neticesinde mahkemece sanıkların beraatine karar verilmesinde bir aykırılığın olmadığı anlaşılmış, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlenmediği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 27.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.