Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : a) Katılan sanık ... hakkında; Beraat b) Sanık ... hakkında; TCK'nın 89/4, 62, 50, 52/2-4, 63, 53/6. maddelerince mahkumiyet ve CMK'nın 223/4-b maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,
Taksirle öldürme suçundan katılan-sanık ...'ın beraatine, sanık ...'nın mahkumiyet ve ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükümler, sanık ve katılan-sanık müdafileri ile katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Katılan-sanık ... hakkındaki hükme ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan-sanık vekilinin vekalet ücreti ile ilgili temyiz itirazının kabulüne;
Katılan sanık ... idaresindeki aracın şerit ihlaline maruz kalması sonucu gerçekleşen olayda atılı suç nedeniyle kusurunun bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olup, kendisini vekille temsil ettiren katılan - sanık lehine; katılan sıfatıyla sanık ... aleyhine, sanık sıfatıyla hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan-sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmadan düzeltilmesi mümkün olduğundan adı geçen sanıkla ilgili hüküm fıkrasına "katılan-sanık lehine, sanık ... aleyhine 2400 TL vekalet ücreti tayinine; katılan-sanık lehine hazine aleyhine 2400 TL vekalet ücreti tayinine" yazılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkındaki hükme ilişkin temyizlere gelince;
Şikayetçi olduğunu beyan etmesine rağmen katılma hakkı kendisine hatırlatılmayan mağdurlar ... ve ...'ın CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, yaralanmaları nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördükleri anlaşılan ve hükmü temyiz ederek katılma iradesini ortaya koyan mağdurların CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
TCK'nın 22/6, 1. cümlesinin uygulanabilmesi için taksirle neden olunan neticenin, münhasıran sanığın kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak şekilde mağdur olmasına yol açması gerektiği, böyle bir netice ile başka bir neticenin de meydana gelmesi halinde anılan fıkra ile uygulama yapılamayacağı, ayrıca taksirli eylemden doğan neticelerin bölünerek bir kısmı bakımından ceza verilmesine yer olmadığına, bir kısmı bakımından ise mahkumiyetine karar verilemeyeceği gözetilmeden, sanık hakkında eşi ve kaynının ölümünden dolayı ceza verilmesine yer olmadığına, aynı kazada ..., Sinemis ve ...'ın yaralanmasından dolayı TCK'nın 89/4. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi; kanuna aykırı olup katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 04/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy