Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Sanıklar hakkında; 2863 sayılı kanunun 74/1, TCK'nın 62, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece, sanığın yargılama sürecindeki hal ve hareketleri değerlendirilerek pişmanlığının bulunmadığından ve yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaatte oluşmadığından, TCK'nın 51. ve CMK'nın 231. maddelerinin uygulanmamasına karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla; tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Kolluk kuvvetlerinin devriye görevlerini ifa ettikleri esnada, sanıkların ellerinde kürek ile kazı yaparken görülmesi üzerine olay yerine gittikleri, kazı mahallinde yapılan inceleme sonucu, olay yerinde 4 adet kazı çukurunun olduğu ve yeni kazılmış çukurun derinliğinin 1 metre olduğunun tespit edildiği, 02.06.2009 tarihli müze raporunda, olay yerinin, 2863 sayılı Kanunun 6.maddesi kapsamında yer aldığının bildirildiği, Van Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 25.02.2010 tarih ve 538 sayılı kararı ile olay mahallinin 1. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlendiği, sanıkların kollukta verdikleri ortak beyanlarında, suça konu yerdeki kazıları görmek için olay mahalline gittiklerini, olay yerinde kazma küreğin bulunması üzerine kazılan kısımları "eşelediklerini" beyan ettikleri anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ...'ın, eksik inceleme ile karar verildiğine ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına; sanık ...'ın kaçak kazıyı başkalarının yaptığına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, sadece kendi alt soyu açısından koşullu salıverme süresine kadar uygulanabileceği, alt soy haricindeki kişiler yününden ise, yoksunluğun, hapis cezasının infazına kadar devam edeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının ikinci maddesinin dördüncü paragrafının“ Sanığın TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki, velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar ve aynı maddenin diğer bentlerindeki haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına '' şeklinde düzeltilmesi, suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.