Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm : TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Cumhuriyet savcılarının nezdinde görev yaptıkları Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına karşı, 5271 sayılı CMK'nın 260/2 ve 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesi uyarınca tefhimden itibaren bir hafta içinde kanun yollarına başvuru hakkı mevcut iken, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 3. maddesi ile 01.01.2014 tarihine kadar Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan duruşmalara Cumhuriyet savcısının bulunmayacağı, ancak verilen hükümlere karşı kanun yollarına başvurabilmesi amacıyla dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderileceği hüküm altına alınmıştır. Üst Cumhuriyet savcıları ile mahalli Cumhuriyet savcılarının sulh ceza mahkemesi kararlarını 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesi gereğince tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz etmelerine ilişkin düzenlemeye kıyasen, asliye ceza mahkemelerinde Cumhuriyet savcısının Kanun gereği hazır bulunmadığı süreç içerisinde verilen kararlarda temyiz süresinin Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararıyla 1 ay olduğunun kabul edildiği, her ne kadar temyiz dilekçesinin üzerinde temyiz defterine kayıt tarihi yazı işleri müdürü imzalı olarak 02.07.2012 olarak kayıtlı ve dilekçe üzerinde hakim havalesi bulunmamakta ise de, uyap sisteminden yapılan incelemede temyiz dilekçesinin havale tarihinin 08.06.2012, onay tarihinin ise 09.06.2012 olduğu, 22.05.2012 tarihinde tefhim edilen hükme karşı 1 aylık süre içinde Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinde bulunduğu bu haliyle temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldığından; tebliğnamede ret öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığın tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK'nın 63. maddesi gereğince mahkemece mahsubuna karar verilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında değerlendirilmesinin mümkün olduğu gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, eksik incelemeye sanığın önünde seyreden aracın yalpalaması nedeniyle kaza olduğuna, ölümün kazadan kaynaklanmadığına, ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 27/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.