Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle yaralama
Hüküm :TCK'nın 89/1-4, 62, 50/4, 50/1-a, 52/2, 53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında, CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi; mahallinde tamamlanabilir yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, kusura, mücbir sebebin varlığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ve eksik incelemeye ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Birden fazla kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan olayda, TCK'nın 89/4. maddesi yanında uygulama imkanı bulunmadığı halde, 89/1. madde uyarınca temel ceza tayini,
2- Sanık hakkında tayin olunan adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında uygulama maddesinin gösterilmemesi sureti ile CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması
3- TCK'nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırımın” ibaresinin 01/03/2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 26/02/2008 tarih 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu, TCK'nın 50/6. maddesinde hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlediği, somut durumda ise sanık hakkında bir tedbir niteliğini haiz olmayan, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kaldı ki bu durumun hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin infazı kısıtlar biçimde karar tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “89/1-4” ibarelerinin, “89/4” olarak değiştirilmesi, hükmün 5. bendinin başına “TCK'nın 52/4. maddesi gereğince” ibarelerinin eklenmesi, hükmün 6. bendinin hüküm fıkrasından çıkartılması, hükmün 7. bent numarasının “6” olarak değiştirilmesi ve müteakip bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle, eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy