Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : Sanık hakkında mağdur ...'e yönelik eylemine ilişkin kamu davası için CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşme,
Sanık hakkında mağdur ...'e yönelik eylemi yönünden TCK'nın 89/1, 89/2-b, 22/3, 62/1, 50/1-a, 50/5-6-7, 52/4 uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında mağdurlar ... ve ...'ün yaralanmaları nedeniyle dava açıldığı ve mağdur ...'ün şikayetinden vazgeçtiği yaralanma derecesi nedeniyle vazgeçmesinin geçerli olduğu, eylemin bir bütün olarak TCK'nın 89/1 maddesine dönüştüğü, bu itibarla vazgeçme nedeniyle ayrıca düşme hükmünün kurulamayacağının gözetilmemesi ve TCK'nın 61/2. maddesine aykırı olarak, TCK'nın 22/3. maddesinin aynı Kanun'un 89/1. maddesi gereğince belirlenen temel cezadan sonra uygulanması gerektiğinin dikkate alınmaması; sonuç ceza değişmediğinden ve sanık hakkında TCK'nın 89/1. maddesindeki seçenek cezalardan hapis cezasının tercih edilmiş olması karşısında, TCK'nın 50/2. maddesinin amir hükmü uyarınca bu cezanın adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi; aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "sanığın suç işleme kastının yoğunluğu, güttüğü amaç ve saik" gerekçelerine dayanılmayacağının gözetilmemesi ve sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinden sonra TCK'nın 50/5-6-7 maddesindeki ihtarlara da yer verilmesi,Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanığa verilen temel cezanın belirlenmesinde gösterilen diğer gerekçeler yasal ve yeterli olduğundan hüküm fıkrasının 2.bendinde "sanığın güttüğü amaç ve saik" ibaresinin çıkarılması, hüküm fıkrasının 6.bendindeki TCK'50/5-6-7.maddesine ilişkin kısımların çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.