Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 67/1, TCK'nın 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkta yakalanan eser sayısı dikkate alındığında temel ceza tayininde asgari hadden uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Ortaköy İlçe Jandarma Komutanlığı'na yapılan bir ihbar üzerine, sanık ...'in ikametinde çok sayıda kültür varlığı bulunduğu ve bunlara müşteri aradığı bilgisine ulaşıldığı ve Ortaköy Sulh Ceza Mahkemesi'nden alınan 18.05.2011 tarih, 2011/72 değişik iş sayılı arama ve el koyma kararına binaen sanığın evinde yapılan aramada; çok sayıda sikke, ok ucu, haç, çivi ve değişik objelerin bulunduğu, sanık hakkında soruşturmaya başlandığı ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın açıldığı, her ne kadar sanığın verdiği ifadelerde, kendisinin tarihi eserlere merakının olduğunu, dedektör ile yaptığı aramalarla bu eserleri bulduğunu ve Müze Müdürlüğü'ne götürdüğünü, ancak Müze Müdürlüğü tarafından bu eserlerin değersiz olduğu söylenerek alınmadığını beyan etmiş ise de; eserler hakkında aldırılan 24.05.2011 tarihli Müze Müdürlüğü raporunda ve 06.06.2012 tarihli arkeolog bilirkişi raporunda, eserlerin 2863 sayılı Kanun kapsamında, korunması gerekli kültür varlığı olduklarının belirlendiği, yargılama aşamasında sanık tarafından ismi bildirilen Müze Müdürü ...'in talimat ile alınan 21.06.2012 tarihli ifadesinde, sanık ...'i tanımadığını, görevde bulunduğu sırada sanığın iddia ettiği olayın yaşanmadığını beyan ettiği, gerek sanıktan ele geçirilen eserlerin sayısı, gerekse sanık hakkında yapılan ihbarın içeriği göz önüne alındığında, sanığın ifadelerinin inandırıcı bulunmadığı, ancak davaya konu eserlerin sanık tarafından ticari maksatla satın alındığına, kabul edildiğine ve satışa arz edildiğine dair dosyada somut ve kesin bir delil bulunmadığı, bu bakımdan sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 67/1. maddesinde düzenlenen “bildirim yükümlülüğüne aykırılık” suçunu oluşturduğu ve sanığın eylemlerinin sabit olduğu anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, bu nedenle beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.