Mahkemesi:Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurun değişmeyen aşama beyanları, bu beyanları doğrulayan tanık anlatımları, mahallinde yapılan keşif sonucu alınan 10.03.2011 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın idaresindeki ticari minibüsle seyrederken, araçta yolcu olarak bulunan katılanın inmek istediğini söylemesi üzerine, yavaşlayarak ve aracın sağ orta kapısını açıp, sağ kenara yaklaşmak için yavaşça ilerlerken, katılanın araç henüz tam durmamışken inmeye çalıştığı esnada dengesini kaybederek yere düşerek yaralanması şeklinde gerçekleşen olayda sanığın, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 110. maddesi hükmüne aykırı olarak sağ kenara yanaşıp, araç henüz tam olarak durmadan kapıyı açarak olaya sebebiyet vermek suretiyle kusurlu olduğu, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçeyle delil yetersizliğinden bahisle beraatine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 31.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.