Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : TCK'nın 85/2, 62/1, 52/2-4, 63. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü gece saat 19:45 sularında açık havada, aydınlatmanın bulunduğu meskun mahalde, bölünmüş, tek yönlü, 10,5 metre genişliğindeki yüzeyi kuru, asfalt kaplama, eğimsiz düz yolda idaresindeki otobüsle seyir halinde bulunan sanığın, ölenin sevk ve idaresinde bulunan otomobille çarpışmaları şeklinde gelişen ve bir kişinin ölümü, bir kişinin hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan olayda, sanık her nekadar tali kusurlu ise de meydana gelen zarar gözetilip sanık hakkında TCK'nın 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi gözetilerek adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca asgari hadden uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-b maddesi uyarınca sanık müdafinin ismine yer verilmemesi, keza CMK'nın 232/2-d maddesi uyarınca sanığın gözaltında kaldığı sürenin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklikler olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin kusura, bilirkişi raporuna, sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Tali kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında temel cezanın belirlenmesi sırasında, taksire dayalı kusurun ağırlığının gerekçe olarak gösterilmesi,
2- Sanık hakkında hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının, seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrilmesi esnasında TCK'nın 50/1-a maddesinin gösterilmemesi ve adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının belirtilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. ve TCK'nın 52/3. maddelerine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, hüküm fıkrasının 4. paragrafının çıkarılarak yerine “Sanığa verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak TCK'nın 50/4. maddesi delaletiyle TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 605 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy