(5271 S. K. m. 231, 232) (5237 S. K. m. 22, 51, 61)
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanlar vekili 21/02/2011 tarihli karar oturumda, her ne kadar katılanların zararının tazmini konusunda taraflar arasında görüşmelerin sürdüğünü beyan etmiş ise de, aynı duruşmada katılanların henüz zararlarının karşılanmadığını, tıbbi sorunlarının devam ettiğini, sanığın hiç bir indirimden yararlandırılmadan cezalandırılmasını istediklerini belirtmiş olup, bu sırada huzurda olan sanık müdafiinin zararı karşılama yönünden mehil talebi ve dosyaya yansıyan bir iradesi olmadığı gibi, yargılamanın sürdüğü 5 oturum boyunca yapılmış bir ödemenin bulunmadığı hususları dikkate alınarak, CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, gerekçeli karar başlığında, 5271 sayılı CMKnın 232/2-c maddesine uygun olarak, suçun işlendiği yer ve zaman diliminin gösterilmemiş olması; mahallinde tamamlanması mümkün yazım eksikliği olarak kabul edilmiş; olay tarihinde sanık sevk ve idaresindeki otomobil ile Prof. Dr. İsmet İnönü Caddesi üzerinde seyir halindeyken Uğur Mumcu Bulvarı kavşağına geldiğinde aracının sağ ön kapı kısımlarına, Uğur Mumcu Bulvarı üzerinde seyretmekte olan ve istikamet yönüne göre sağ tarafından kavşağa giriş yapan sürücü M. K. Ö.'ın yönetimindeki otomobilin ön kısımlarının çarpışması sonucunda, M. K. Ö.'ın aracında yolcu olarak bulunan katılanlar S. Ö. ve F. K. basit tıbbi müdahale ile giderilebilir, Ş. K. ise hayati fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen sağ humerus diafiz parçalı fraktürü ve sağ skapulafraktürü oluşacak şekilde yaralandıkları olayda; tamamen kusurlu olduğu tespit ve kabul edilen sanık hakkında, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu gözetilerek, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, 5237 sayılı TCK'nın 22/4 ve 61. maddesine aykırı olarak asgari hadden temel ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, kusura ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükmolunan 5 ay hapis cezası ertelenen sanık hakkında, denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde, cezasının infaz edilmiş sayılacağı hususları ihtar edilirken uygulanan kanun maddesinin belirtilmemesi suretiyle5271 sayılı CMK'nın 232/6. ve 5237 sayılı TCK'nın 51/8. maddelerine aykırı davranılması,
Sonuç: Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozulmasına, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasının 5. bendinden sonra gelmek üzere "5237 sayılı TCK'nın 51/8. maddesi gereğince, denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır" bendinin eklenmesi suretiyle eleştiriler dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek onanmasına, 07.05.2014 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy