Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1-Sanıklar ... ve ... hakkında,CMK'nın 223/2-e. maddesi gereğince beraat.
2-Sanıklar .... ve ... hakkında, 2863 sayılı Kanunun 65/b, TCK'nın 62, 52/2, 51/1-3. maddesi gereğince mahkumiyet.
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıklar ... ve ...'nun beraatine, ... ve ...'ın ise mahkumiyetine ilişkin hükümler, katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanıklar ... ve ... hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
İzmir 1. numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 02.06.1988 tarih ve 348 sayılı kararıyla anıt eser olarak tescillenen... ilindeki.... içerisindeki bölümlerin kullanıcılarından olan sanıklar ... ve ... hakkında, izinsiz tadilat ve uygulamalar nedeniyle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan dava açılmış ise de, davaya konu izinsiz uygulamaların yapıldığı iş yerlerinden olan zemin kattaki... Cafe isimli yerin önceki işleteni olan sanık ...'nun, bu işyerini 2009 yılının Nisan ayına kadar işlettiği, dolayısıyla suç tarihinde işleticisi olmadığı yerde yapıldığı tespit edilen fiziki ve inşai müdahale kapsamındaki uygulamaların sanık tarafından yapılmadığı, yine tescilli kültür varlığı olan...'ın üst katında bulunan ... Cafe isimli işyerini işleten sanık ... tarafından revakların arasının naylon malzeme ile kapatıldığının belirlendiği, ancak hem sanık tarafından yargılama aşamasında davaya konu naylon malzemenin kaldırıldığı, hem de atılı eylemin inşai ve fiziki müdahale sayılamayacak nitelikte olması karşısında, mahkemece sanıkların beraatine karar verilmesinde bir isabetsizliğin olmadığı anlaşıldığından,
Yapılan yargılama sonunda, sanıkların üzerine atılı suçu işlediklerinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, beraat eden sanıkların da mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca dosyada vekaletnamesi bulunan müdafii ile temsil edilen ve beraat eden sanık ... yararına hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ... müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak, hükme Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca “1000,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden tahsili ile sanık ...'na verilmesine'' cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanıklar ... ve ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
A) Anıt eser olarak tescillenmiş... içerisindeki bölümlerin kullanıcılarından olan sanık ....hakkında, izinsiz uygulama yapması nedeniyle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan dava açılmış ise de, sanığın ...'ın zemin katında bulunan tuvaletin işletmecisi olduğu, sanığın tescilli binanın içi veya dışında inşai ve fiziki müdahale sayılabilecek türden bir uygulamasının olmadığı, sanığın tuvaletin girişine pvc malzemeden yapılmış, sabit olmayan bir kabin konulmasından ibaret olan eyleminin atılı suçu oluşturmayacağının anlaşılması karşısında, mahkemece sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
B) Sanık ...'ın işlettiği...Cafe isimli iş dükkanın, İzmir 1. numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 02.06.1988 tarih ve 348 sayılı kararı ile anıt eser olarak tescillenen ... içerisinde bulunduğu, İzmir 2. numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu görevlilerince 20.01.2010 tarihinde yapılan olay yeri incelemesinde sanığın işlettiği cafenin içerisinde ahşap malzeme ile asma tavanın yapıldığı, dükkan önünde ahşap kulübenin konulduğu ve zemin katın kuzeydoğu köşesinde orta avluya girişi sağlayan alanın ön kısmının demir doğrama ile kapatılarak dükkan içerisine dahil edildiğinin tespit edildiği, ilgili Koruma Bölge Kurulu'nun 01.04.2010 tarih ve 5635 sayılı kararı ile sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği ve sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın açıldığı, her ne kadar yargılama aşamasında davaya konu ahşap asma katın ve dükkan önündeki ahşap kulübenin kaldırılmış olduğu belirlenmiş ise de, demir doğrama ile orta avluya geçişi sağlayan alanın dükkana dahil edilmesi eyleminin devam ettiği, böylece sanığın tescilli kültür varlığı olan binada izinsiz tadilat yaptıran sanığın suçunun sabit olduğu anlaşılmakla,
Üzerinde müdahale gerçekleştirilen taşınmazın 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında tescilli kültür varlığı olması nedeniyle taşınmazda izinsiz ya da izin kapsamı dışında yapılan her türlü inşai faaliyetin suç oluşturacağı, bu bakımdan müdahalenin binanın içinde ya da dışında gerçekleştirilmesinin önem arz etmediği, bu kapsamda tescile esas bilgi ve belgeler getirtilerek, izinsiz yapılan tadilatın yapının tescil edilmesine neden olan kriterlere uygun olup olmadığının, yapıya ait orjinal dokuya uyum sağlayıp sağlamadığının, tescilli kültür varlığında zarar meydana getirip getirmediğinin belirlenmesi gerektiği,
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, olay yerinde keşif icra edilerek, sanık tarafından izinsiz yapılan demir doğrama ile orta avluya çıkan alanın dükkan içerisine dahil edilmesi uygulamasının, tescilli kültür varlığının bütünü ve dolayısıyla orjinal dokusu ile uyumlu olup olmadığının, niteliğinin ve yapıda zarar meydana getirip getirmediğinin belirlenmesi, taşınmazın bu nitelikte bir zarar gördüğünün belirlenmesi durumunda sanığın, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1-1.cümlesi uyarınca cezalandırılması, bu nitelikte bir zararın mevcut olmadığının, ancak yapılan tadilatın ruhsata tabi inşai ve fiziki müdahale kapsamında bulunduğunun belirlenmesi durumunda, 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1-2.cümlesi uyarınca cezalandırılması, yapılan bu tadilatın ruhsata tabi olmayan, “basit onarım” niteliğinde olduğunun belirlenmesi halinde ise, 5498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi ile cezalandırılması gerektiğinin gözetilmeksizin, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanıklar haklarındaki hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy