Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/4, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince
mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay nedeniyle asli kusurlu olan sanık hakkında mağdurlarda oluşan zararın ağırlığı da dikkate alınarak temel ceza tayininde asgari hadden ayrılmak gerektiğinin gözetilmemesi, sanığın olaydan sonra alınan raporda 160 promil alkollü olduğu ve bilinçli taksirin şartları oluştuğu halde, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
İsabetsiz olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının birinci paragrafındaki “ sanığın suç işlemeye iten sebep ve saikler ile kastının yoğunluğu” ibaresinin çıkartılarak hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy