Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm: Davanın reddi
Davacı vekilinin 03.07.2012 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda suç nedeniyle cezalandırılmasına hükmedildiğini belirterek 466 sayılı Kanun gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasına dayanak teşkil eden ...Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/180 Esas – 2005/299 Karar sayılı 180 TL adli para cezasına ilişkin hükmünün verildiği anda kesin olması nedeniyle 25.10.2005 tarihinde kesinleşti, buna dair kesinleşme şerhli karar suretinin davacıya tebliğ edildiğine dair tebligat parçasının dosya içeriğinde bulunmadığı görülse de, davacı vekilinin 30.11.2005 tarihinde nakti kefaletin iadesi yönünde başvurduğu, iade talebinin kabul edildiği, bu suretle davacının hakkında verilen hükmün kesinleştiğinden 30.11.2005 tarihi itibariyle haberdar olduğu, buna karşılık davanın ise 03.07.2012 tarihinde açıldığı, bu nedenle tazminat davasının 466 sayılı Kanunda öngörülen 3 aylık sürede açılmadığının anlaşılması karşısında, davanın süre yönünden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemekle,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, isteme uygun olarak ONANMASINA, 24.03.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.