Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
Hüküm : 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine
Davacılar vekilinin 07.08.2009 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacıların bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldıklarını, yapılan yargılama sonunda üzerlerine atılı suçtan beraatlerine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince manevi tazminat istemine ilişkin açılan davaların mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hükümler, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağı olan Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2008/289 Esas - 2009/77 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanıkların (davacıların) Hırsızlık suçundan, 13.04.2008 – 26.05.2008 tarihleri arasında tutuklu kaldıkları, yapılan yargılama sonunda beraatlerine hükmedildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 29.04.2009 tarihinde kesinleştiği, tazminat davalarının 07.08.2009 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla,
Bozmaya uyularak yapılan incelemeye, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davalı vekilinin eksik incelemeye ilişkin temyiz itirazının reddine, ancak;
Hükmün gerekçesinde davacılar için ayrı ayrı 2.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine rağmen gerekçeli kararın hüküm fıkrasında infazda tereddüte sebebiyet verecek şekilde 2.000 TL manevi tazminatın davalı hazineden alınarak davacılara verilmesine şeklinde yazılmak suretiyle gerekçe ile hükmün karıştırılması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 1. bendindeki “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “ayrı ayrı” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy