Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 179/2, 62/1, 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan 500 TL adli para cezasına ve kamuya yararlı bir işte ücret almaksızın çalıştırma tedbirine ilişkin kurulan 20/12/2011 tarihli hükmün sadece sanık tarafından temyizi üzerine dairemizce, 05/06/2013 tarihinde, kısa süreli hapis cezasının TCK'nın 50/1. maddesinde belirtilen seçenek yaptırım ve tedbirlerden sadece birisine çevrilebileceği gözetilmeden, tayin edilen kısa süreli hapis cezasının, hem TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına, hem de TCK'nın 50/1-f maddesi gereğince kamuya yararlı bir işte ücret ödenmeksizin çalıştırılması tedbirine çevrilmesi ayrıca sanığın rızası alınmadan, kamuya yararlı bir işte ücret ödenmeksizin çalıştırılmasına karar verilmesi gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, önceki hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmesine karşın, mahkeme tarafından tayin edilen hapis cezasının hem adli para cezasına hem de kamuya yararlı bir işte ücret almaksızın çalıştırma tedbirine çevrilmiş olması karşısında, halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince sadece bu cezalarla sınırlı olarak sanık yararına kazanılmış hak oluşacağı, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının paraya çevrilmesinin kazanılmış hakkı ihlal etmeyeceği anlaşılmakla, tebliğnamede bu konuda bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre sanığın, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK'nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırımın” ibaresinin 01/03/2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 26/02/2008 tarih 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu, TCK'nın 50/6. maddesinde hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlendiği, somut durumda ise sanık hakkında bir tedbir niteliğini haiz olmayan, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kaldı ki bu durumun hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin infazı kısıtlar biçimde anılan kanun maddesini uygulamak sureti ile hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükümden TCK'nın 50/6.maddesinin uygulanmasına ilişkin 4. paragrafın çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy