Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun uyarınca tazminat
Hüküm : Davanın reddine
Davacının maddi ve manevi tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı hakkında Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 4.12.2001 tarih ve 2000/407Esas - 2001/299 Karar sayılı hükmü ile adam öldürmeye teşebbüs ve müessir fiil suçları nedeniyle toplamda 8 yıl 10 ay 20 gün ağır hapis ve 1 yıl 5 ay 13 hapis cezasına hükmedildiği, davacının kesinleşen ceza hükümleri nedeniyle hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu sırada 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun’un 7. maddesi gereğince yapılan uyarlama yargılamasında 22.02.2012 tarihli ve 2011/380 Esas - 2011/456 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nun 314/2. maddesi ve 3713 sayılı Kanun’un 5. maddesi gereğince “Adam öldürmeye teşebbüs” suçu nedeniyle davacı hakkında 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiğinin anlaşılması karşısında, CMK'nın 144/1-b maddesindeki, kanuna uygun olarak yakalanan veya tutuklanan kişilerden, tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehe düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenlerin tazminat isteyemeyeceği yönündeki düzenleme dikkate alınarak davacının tazminat talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan incelemeye, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davacı vekilinin 26 ay fazla cezaevinde kalındığı bu nedenle tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazının reddiyle hükmün, isteme uygun olarak, ONANMASINA, 21/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy