Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 52, 62. maddeleri gereğince 2.400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Ayvacık Sulh Ceza Mahkemesinin 19.09.2013 tarihli ve 2012/301 esas ve 2013/152 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Ayvacık Sulh Mahkemesince, sanığın kusurlu araç kullanması sonucunda katılanda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına neden olmak eyleminden cezalandırılması cihetine gidilmiş ise de; dosya içerisinde mevcut 19/06/2013 tarihli bilirkişi raporunda sanığın kusursuz olup, bilakis katılanın asli ve tam kusurlu olduğuna dair bilirkişi raporu verilmesine rağmen, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesindeki mahkeme kararlarının gerekçeli olması ilkesine aykırı olarak sanığın hangi gerekçe ile cezalandırıldığı izah edilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle,
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 05.05.2014 gün ve 94660652-105-17-0783-2014/8799/30023 sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak tebliğ kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tüm dosya kapsamından, sanığın idaresindeki aracıyla gündüz vakti, çift yönlü yolda, virajlı kesimde seyrederken karşı yönden ve şerit ihlali yaparak gelmekte olan katılanın idaresindeki motosikletle sanığın şeridi içinde çarpışmaları şeklinde gerçekleşen olay nedeniyle mahallinde yapılan keşiften sonra düzenlenen ve hükme esas alınan 19.06.2013 tarihli bilirkişi raporunda, olayın katılanın idaresindeki aracıyla şerit ihlali yapmasından kaynaklandığı ve sanığın bu oluşta kusurunun bulunmadığının belirtilmesine rağmen mahkemece, hangi gerekçeye dayandığı da açıklanmadan, sanığın kusurlu kabul edilmesi suretiyle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakla;
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1, Anayasanın 141/3, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230/1-c, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemece ulaşılan sonuçların iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise suç olarak tanımlanıp tanımlanmayacağı konusundaki mahkeme kabulünün, duraksamaya yol açmayacak biçimde kararda gösterilmesi gerekirken, bu ilkelere uyulmadan, gerekçeden yoksun karar verildiğinin anlaşılması karşısında;
Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Ayvacık Sulh Ceza Mahkemesi'nin 19.09.2013 tarihli ve 2012/301 esas ve 2013/152 sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy