Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3. maddesi delaleti ile 179/2, 62. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Turhal Sulh Ceza Mahkemesinin 05/02/2009 tarihli ve 2008/148 esas, 2009/45 sayılı kararını müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle bildirimde bulunulması üzerine sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 179/3. maddesi delaleti ile 179/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, aynı Mahkemenin 23/01/2014 tarihli ve 2013/647 esas, 2014/34 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki 50/3. maddesi karşısında dosya arasındaki sabıka kaydına göre daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında verilen 25 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/1. maddesinde yer alan seçenek yaptırımlardan birine çevrilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 08.05.2014 gün ve 94660652-105-60-4665-2014/9326/31711 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2014 gün ve 2014/183141 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma olarak tespit edilen eyleminden dolayı TCK'nın 179/2-3, 62/1. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, daha önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, TCK'nın 50/3. maddesindeki "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir" hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden;
Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Turhal Sulh Ceza Mahkemesinin 23/01/2014 tarihli ve 2013/647 esas, 2014/34 sayılı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, CMK'nın 309/4-d maddesindeki “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme gereği bozma nedenine göre uygulama yapılarak, hükmün ikinci bendinden sonra gelmek üzere “Sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının TCK'nın 50/3. maddesindeki amir hükme göre, takdiren aynı kanunun 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilerek TCK'nın 52/2. maddesine göre günlüğü 20 TL'den sanığın neticeten 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” şeklinde bir paragraf eklenmesi ile diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy