Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Taksirle öldürme suçundan sanık ...Ticaret Limited Şirketi yetkilileri hakkında yapılan soruşturma sonucunda Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15.07.2013 tarihli ve 2013/1679 soruşturma, 2013/619 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulüne ilişkin Ankara 3. Ağır Ceza mahkemesinin 19.11.2013 tarihli ve 2013/977 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 89/2-b ve 62. maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 231/8. maddesi uyarınca sanığın 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına ve denetimli serbestlik tedbiri olarak 3 ay süre ile yurt dışına çıkışının yasaklanmasına dair İstanbul 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/03/2007 tarih ve 2006/389 esas, 2007/157 karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre;
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz üzerine, incelemeyi yapan Ağır Ceza Mahkemesinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 173/3 maddesi uyarınca karar vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görülmesi halinde, bu hususu açıkça belirtmek suretiyle o yer Sulh Ceza hakimini görevlendirebileceği ve sonucuna göre de kamu davası açılması için yeterli nedenler bulunmazsa istemin gerekçeli olarak reddine, delil bulunduğu takdirde ise kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde;
İsabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 2.04.2014 gün ve 94660652-105-06-0498-2014/8265/28235 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2.05.2014 gün ve 2014/174466 sayılı tebliğnamesi ile Daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığının yaptığı soruşturmada, taksirle öldürme suçundan ölü muayene tutanağı düzenleyip, kolluk mensuplarınca da trafik kazası tespit tutanağı tanzim edilip gerekli kayıt ve belgelerin dosyaya getirtilmesi ve ölenin eşi...'in ifadesinin alınmasını müteakip, olayda ölen dışında başka birkişinin kusurunun bulunmadığı nedeniyle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına, yasal süre içerisinde ölen mirasçıları vekilinin itirazı üzerine, Ankara 3 Ağır Ceza Mahkemesince, Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan 22.10.2013 tarihli yazı ile ölenin kazadan önceki çalışma gün ve saatlerinin tespitine ilişkin bilgi belgelerin toplanıp gerektiğinde tanıklar dinlendikten ve ölenin sürekli aynı aracı kullanıp kullanmadığı belirlendikten sonra dosyanın gönderilmesinin istendiği, bu yazı üzerine Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığının, Ankara 3 Ağır Ceza Mahkemesine hitaben 01.11.2013 tarihli yazısı ile CMK'nın 173/3 maddesi hükmü belirtilmek suretiyle, dosyanın Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerektiğinden bahisle yazı gereği yerine getirilmeden dosyanın Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığının bu yazısı üzerine anılan Mahkemenin kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılarak soruşturma safhasının asıl yetkilisi olan Cumhuriyet Savcısınca araştırılması gerekli hususların tamamlanması için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği anlaşılan olayda; Yargıtay Ceza genel Kurulunun 23.11.2004 gün ve 174-202 sayılı kararında da belirtildiği üzere "Cumhuriyet savcısının yeterli ve gerekli araştırmayı yapmasına karşın soruşturma evresinin sonunda kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hallerinde verdiği takipsizlik kararına itiraz halinde karar tarihindeki hükümler uyarınca en yakın ağır ceza mahkemesi başkanının itiraz konusunda bir karar verebilmesi için Cumhuriyet savcısının yaptığı araştırmanın yanında ayrıca bazı yeni araştırmaların da yapılmasına gerek görmesi imkan dahilindedir. Böyle bir durumda itiraz konusunda karar verebilmek için, Cumhuriyet savcısının yaptığı soruşturma sonunda topladığı kanıtların dışında yapılması gerekli gorülen ek araştırmanın bizzat başkan veya görevlendireceği sulh ceza hakimi tarafindan yapılması gerekir. CYY'nın 173/3 maddesinin birinci cümlesinin düzenlemesi bu tür hallere yoneliktir. Ancak Cumhuriyet savcısı tarafindan ceza yargılamasının temel hedefi olan maddi gerçeğe ulaşma amacına yönelik olarak gerekli kanıtların toplanmadığı hatta buna teşebbüs bile edilmediği çok açık olarak anlaşılan hallerde, başka bir anlatımda soruşturma evresinin tamamlanmadığının net bir biçimde tespit edilmesi halinde, sorusturma evresi Cumhuriyet savcısınca tamamlanmalıdır. Aksinin kabulü halinde, soruşturma safhasının asıl yetkilisi olan Cumhuriyet savcısı varken istisnai yetkili olan sulh ceza hakiminin soruşturmayı yapması sonucuna ulaşılır ki bu CYY'nın getirdiği sisteme ve yasanın amacına aykırıdır."
İncelenen olayda, Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu karara itiraz üzerine Ağır Ceza Mahkemesince, olaydan önceki çalışma gün ve saatlerinin tespitine ilişkin delillerin toplanılmasına yönelik talebinin, CMK'nın 173/3 maddesi uyarınca sulh Ceza Hakimi tarafından yapılması gerektiği anlaşılmakla;
Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2013 tarihli ve 2013/977 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy