Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama, Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : CMK'nın 231/11. maddesine göre açıklanan; TCK'nın 89/1-2-b; 179/3-2; 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama ve Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, diğer temyiz itirazlarının reddiyle,
Sanık hakkında 27.11.2007 tarihli karar ile trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraat, alkollü araç kullanma suçundan TCK'nın 179/3, 50,52/4 ve taksirle yaralama suçundan TCK'nın 89/1, 22, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verilmesinden sonra, hükmün sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 17.01.2011 tarihli kararıyla alkollü araç kullanma suçundan kurulan hükmün kesin olması nedeniyle temyiz talebinin reddine, taksirle yaralama suçundan kurulan hüküm hakkında ise hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmesi nedeniyle Eyüp 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 07.04.2011 tarih ve 2011/196-2011/350 kararıyla trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraat, alkollü araç kullanma suçundan ve taksirle yaralama suçlarından ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 22.06.2012 tarihinde kesinleşmesinden sonra, sanığın denetim süresi içinde 04.03.2012 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle İstanbul 33. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.06.2013 tarihli kararı ile TCK'nın 106/1, 43/2, 51/1-3, 125/1, 43/2, 52/1-2 maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verildiği hükmün 10.09.2013 tarihinde kesinleştiği ve mahkemesince yapılan ihbar üzerine duruşma açılarak İstanbul 25. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.11. 2013 tarih ve 2013/862- 2013/1617 sayılı kararıyla taksirle yaralama suçundan TCK'nın 89/1-2-b, 52/2-4, TCK'nın 179/3-2, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verilen dosya incelendi;
Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyet hükmünün Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 17.01.2011 tarihli kararıyla hükmün kesin olması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmek suretiyle kesinleştiği, bu nedenle mahkemenin 07.04.2011 tarih 2011/196- 2011/350 sayılı ve 11.11.2013 tarih 2013/862-2013/1617 sayılı kararlarındaki trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla, taksirle yaralama suçundan kurulan hükme yönelik olarak yapılan incelemede;
1.16 promil alkollü olduğu tespit edilen sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerekmekte ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Olaydan yaklaşık 1 saat sonra alınan adli raporda 1.16 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın, idaresindeki araçla İsmetpaşa caddesini takiben seyredip ... sokakla keşisen T kavşağa geldiğinde, karşı yöne geçmek isterken ... sokakta seyreden ... idaresindeki resmi plakalı araca çarpması neticesi, araç içinde bulunan ...'nin basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu ve yaralamanın niteliği dikkate alındığında, TCK'nın 89/2-b maddesinin olayda uygulama yeri olmadığının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının TCK'nın 89/2-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmının hükümden çıkartılarak, TCK'nın 52/2. maddesinin uygulanmasına ilişkin bendindeki sonuç cezanın 2.400 TL'ye indirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy