Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 1-Sanık ... hakkında TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 63. Maddeleri gereğince mahkumiyet
2- Sanık ... hakkında CMK 223/2-e maddesi gereğince beraat
Taksirle öldürme suçundan sanık ...'ın beraatine, sanık ...'in mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık ... müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık ... hakkındaki hükme yönelik olduğunun kabulü ile dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sürücü belgesi bulunmayan ve araç kullanmayı da bilmediği saptanan sanık ...'in olay gecesi idaresindeki, tarım işçisi taşıdığı 1993 model otobüs ile seyri sırasında, aydınlatması olmayan stabilize köy yolundan ışıksız T kavşakta stabilize bölünmemiş ana yola çıkıp sağa dönmek istediği sırada, virajı alamayıp, sağa kavisli 13.30 metre fren izi ile 4.7 metre genişliğindeki orta alan kısmında aracın devrildiği olayda; bilinçli taksir koşulları bulunduğundan; tebliğnamedeki sanık ... hakkında bilinçli taksir koşulları oluşmadığından bahisle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz istemine gelince;
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık ...'in aşamalarda değişmeyen beyanlarında, kendisinin sanık ...'ın yanında işçi olarak çalıştığını, kendisinin sürücü belgesi bulunmadığının patronu olan sanık ... tarafından bilinmesine rağmen, olay gecesi ...'ın kendisine olaya konu otobüs ile işçileri taşıması yönünde talimat vermesi nedeni ile aracı kullandığını beyan etmesi ve bir kısım mağdurların da ifadelerinde sanık ...'in daha önce de kendilerini bir defa araç ile götürmek istediğini ancak yolda aracı kullanamadığı için kendisine engel olunduğunu, sanığın olay sırasında viraja çok hızlı girdiğini, olay günü kendilerini taşıyan otobüsü genelde düzenli olarak kullanan otobüs şoförü ...'ın yerine gelen şoför sanığın daha önceden kendilerini almaya gelmediğini beyan etmeleri karşısında; sürücü belgesiz ve araç kullanmayı bilmeyen kişiye yolcu taşımak için aracını teslim edip kullandıran sanık ...'ın kusurlu bulunduğu gözetilmeden, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
2-Katılanlar ... ve ...'nın kendilerini aynı vekaletname ile aynı vekille temsil ettirmelerine rağmen, infazda tereddüt oluşturacak şekilde vekalet ücretinin sanıktan alınarak kimliği belirtilmeden tek bir katılana verilmesine karar verilmesi
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, bu sebeplerle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca sanık Hacı Kılınç hakkındaki beraat hükmünün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 26.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy