Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK'nın 86/2, 89/3-b-e, 62, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık ... hakkındaki temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilen hükmün sanığa 01.08.2012 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, hükümden sonra sanığın görevlendirdiği müdafiinin hükmü CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 08.10.2012 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince sanık ... müdafiinin temyiz isteminin isteme aykırı olarak REDDİNE;
2-Sanık ... hakkındaki temyiz istemine gelince;
Sanıklardan ...'nın kullanımına tabi bulunan ve kardeşi ... adına kayıtlı 2004 model traktör ile ...'ya ait 106 dönümlük portakal bahçesinde, sanık ...'in sevk ve idare ettiği, yüksekliği 3.6 metre ve uzunluğu 4.1 metre olan holder ilaçlama makinesi ile ilaçlama yaptığı sırada, ...'nın yanında geçici işçi olarak çalışan mağdurun portakal ağaçlarının tepelerini ilaçlamak için holder ilaçlama makinesine sonradan ilave edilen muhafaza kafesi içerisine bindirildiği ve portakal ağaçlarının dikili bulunduğu hattın biri ilaçlandıktan sonra, sanık ...'in diğer hatta dönüşü esnasında, holder ilaçlama makinesine ait traktöre bağlı bulunan çeki demirinin kırılması sonucunda, holder makinesinin üzerindeki tanker ile korkuluk muhafazasının birlikte devrildiği sırada, mağdurun makine üzerinden atlayarak yaralandığı olayda; hükme esas alınan 08.06.2012 tarihli bilirkişi raporundaki belirlemeler ile sanık ...'nın asli kusurlu, sanık ...'in ise tali kusurlu olduğu yönündeki mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiği yönünde bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 13.07.2011 tarihli raporunda; katılanda meydana gelen yaralanmanın hayat fonksiyonlarına 4. derece etkili kemik kırığına ve yaşamsal tehlikeye neden olması yanında, organ işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi ya da iyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa neden olması niteliğinde olup olmadığının tespiti için şahsın tedavisi tamamlanıp lezyonlar kalıcı hale geldikten sonra veya en geç olaydan 18 ay geçtikten sonra yapılacak beyin cerrahi muayenesi sonrası rapor düzenlenebileceği belirtilmesine rağmen, katılanın yaralanmasının TCK’nın 89/3. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmayarak eksik inceleme ile karar verilmiş ise de, dosyada mevcut Adana Devlet Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu raporunda T-12 kompresyon fraktürü, parapleji ve idrar gaita inkontinansı teşhisi konulan mağdurun özür oranı %76 olarak belirlendiğinden ve yaralanmasının TCK 'nın 89/3. maddesi kapsamında kaldığı anlaşıldığından, her ne kadar mahkemece mağdurun yaralanmasının kemik kırığı ve yaşamsal tehlike niteliğinde olduğu kabul edilerek arttırımın ½ oranında yapılmasına karar verilmiş ise de; TCK'nın 89/3. maddesi gereğince bir kat arttırım yapılarak sonuç olarak belirlenen ceza miktarı ile uygulamanın doğru olduğu anlaşıldığından; bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığa atılı suçun taksirle yaralama suçu olduğu kabul edilmesine rağmen, temel cezanın tayini sırasında uygulama maddesinin TCK'nın 86/2. maddesi olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanık ... hakkındaki hükmün 1. bendindeki “86/2” ibaresinin “89/1” olarak değiştirilmesi suretiyle, eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy