Tebliğname No : 12 - 2014/291608
Mahkemesi : Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 06/06/2014
Numarası : 2014/1057 - 2014/87
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının, sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak,
1- TCK'nın 179/3. maddesinde alkol ve uyuşturucu madde etkisiye araç kullanmanın suç olarak düzenlenip aynı maddenin 2. fıkrasında ise yaptırımının belirlendiği gözetilmeksizin, 158 promil alkolü olarak araç kullanan sanık hakkında temel ceza tayininde TCK'nın 179/3. maddesinin gösterilmemesi,
2- Sanığın hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle kaldırılmasına karşın hüküm fıkrasında "sanığın deneme süresinde yeniden suç işlediği anlaşıldığından sanık hakkında CMK 231/5 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” şeklinde açıklanması,
3- TCK'nın 58/6. maddesinde tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının öngörüldüğü, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin yer aldığı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinde ise, yalnızca mükerrirler hakkında tayin olunan özgürlüğü bağlayıcı ceza olan hapis cezalarının ne şekilde infaz edileceği belirtilmiş olup, bu maddede adli para cezasının infazı konusunda herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, 5275 sayılı Kanunun 106. maddesinde adli para cezasının infazı düzenlenmiş olup, bu maddede mükerrirler hakkında hükmolunan adli para cezasının infazına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, bu durumda, 5237 sayılı TCK'nın 58, 5275 sayılı Kanunun 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının, adli para cezasına çevrilmesi karşısında, TCK'nın 58. maddesi gereğince tekerrür hükümleri uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 1. bendindeki, “5237 Sayılı TCK'nun 179(2) maddesi ” ibaresinin, “TCK'nın 179/3. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 179/2. maddesi” şeklinde, 3. bentteki "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın deneme süresinde yeniden suç işlediği” ibaresinin “kasıtlı suçtan mahkumiyet hükmü bulunduğu” şeklinde değiştirilmeleri ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin 6. bendin çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.