Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Sanıklar hakkında beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gördüğü anlaşılan ve verdiği temyiz dilekçesi ile katılma isteğini ortaya koyan ...'nın CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde, aynı suçtan yargılanan ... isimli şahsın ... Emniyet Müdürlüğü 155 Polis İmdat hattını arayarak, ... mahallesi, ... sokakta ikamet eden sanık ...'ın ahırında kazı yaptığını, bu kazıya kendisinin de iştirak ettiğini, aynı tarihte kolluk görevlileri tarafından alınan ifadesinde ise ... isimli şahsında bu kazıya katıldığını beyan etmesi üzerine, bahse konu yerde Cumhuriyet başsavcılığı tarafından verilen izne istinaden kolluk görevlileri tarafından yapılan aramada, evin arka kısmında yer alan ahırın içinde 1,5x1 metre ebatlarında bir yerin sıvalı olduğunun görüldüğü, buranın kırılması sonucunda 5-6 metre uzunluğundaki tünelin tespit edildiği, sanık ..., dosya kapsamında mevcut ifadelerinde, suça konu mağaranın çok eskiden beri bulunduğunu, ancak kim tarafından açıldığını, doğal bir mağara mı olduğunu bilmediklerini, hayvanlar girmesin diye önüne duvar örüldüğünü, fakat yakın zamanlarda mağara üzerinden geçen içme suyu borularının patlaması sebebiyle mağarada göçme olduğunu, boruları kestirince komşularının sularının kesildiğini bu nedenle tekrar açtırmak zorunda kaldığını, kardeşi ...'la husumetli olması sebebiyle oğlu ... tarafından hakkında asılsız iddialarda bulunulduğunu beyan ettiği, sanık ... ise ifadelerinde, kendisi ile ...'ın ailesi arasında husumet bulunduğunu, iddia edildiği gibi kazı yapmadığını beyan ettiği, suça konu yere ilişkin dosyada mevcut görüntü kayıtları incelendiğinde, bu yerin ne zaman ve hangi şahıslar tarafından kazıldığının tespit edilemeyeceği, sanık ... ile diğer sanıklar arasında husumet bulunması ve bu şahsın soruşturma safhasında kolluk görevlileri ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifadeleri arasında, kazının kim tarafından yapıldığına ilişkin çelişkiler bulunması hususu dikkate alındığında, sanık ...'ın suça konu mağaranın 15 yıl öncede mevcut olduğu ve kim tarafından kazıldığını bilmediğine ilişkin beyanına itibar edilmesi gerektiği, mevcut delil durumu itibariyle sanık ...'ın savunması alınmadan beraatine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısının, sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıkların beraatine karar verilirken, uygulanan kanun maddesinin yanlış gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün birinci paragrafının, “Yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmadığından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.