Tebliğname no: 12 - 2014/290591
Mahkemesi : Bolu(Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesi
Tarihi: 10/04/2014
Numarası: 2013/381-2014/171
Suç: 1-Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, 2-Taksirle yaralama
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarından sanığın mahkûmiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin, paraya çevirme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması istemine yönelik sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Olay öncesinde alkollü araç kullanması nedeniyle ehliyetine el konulan sanığın, idaresindeki araç ile, orta refüj ile bölünmüş tek yönlü 7 metre genişliğindeki yolun sağ şeridinde tanık Ahmet’in beyanıyla yavaş şekilde seyir halinde iken, sol şeridi kontrol etmeksizin olay mahalli refüj aralığından sola dönmek için aniden manevra yaptığı sırada, kendisiyle aynı istikamette sol şeritte seyreden ve sanığı sollamaya çıkan tanık Ahmet’in kullandığı aracın sağ ön kısmı ile sanığın aracının sol ön kısımlarının çarpıştığı, olay sonrası sanığın aracını olay yerinde bırakarak kaçtığı, sanığın aracında şoför mahallinde boş bira şişesinin olduğunun belirlendiği, sanığın olaydan iki gün sonra ifadesinin alındığı olayda; tanık Ahmet’in ve katılanın beyanlarında, olay sırasında sanığın güvenli sürüş yeteneğini kaybettiğine dair bir ifade bulunmadığı gibi dosya kapsamında aracında elde edilen bira şişesinin tek başına, sanığın olay anında güvenli sürüş yeteneğini kaybettirecek derecede alkollü olduğuna delil teşkil edemeyeceği dikkate alındığında, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı ve bu suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Taksirle yaralama suçu açısından ise bilinçli taksir şartlarının oluşmadığı gözetilmeden, taksirle yaralama suçundan bilinçli taksirin hükümlerinin uygulanması
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.