Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Trafik Güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/2, 21/2, 62/1. maddeleri uyarınca 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan açılan davanın düşürülmesine dair Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/03/2011 tarihli ve 2010/2810 esas, 2011/274 sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, hükmün Dairemizce 03/06/2013 tarihli ve 2012/21863 esas, 2013/14870 sayılı ilamı ile suç vasfından dolayı bozulması ile sanığın ceza miktarı itibarı ile kazanılmış hakkının gözetilmesine dair karar verilmesini müteakip, sanığın taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan 5237 sayılı Kanun'un 89/1, 22/3, 89/2-b, 62, 52/2-4. maddeleri gereğince 3.000 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 14/05/2014 tarihli 2013/1309 esas, 2014/498 sayılı kararını kapsayan dosya incelendiğinde, Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesince 15/03/2011 tarihinde verilen ilk hükümde sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 16 gün hapis cezasına hükmedildiği, hükmün yalnızca sanık müdafiince temyizi üzerine Dairemizce suç vasfında hata nedeniyle bozulduğu, 5271 sayılı Kanun'un 307/4.maddesi gereğince bozmadan sonra verilen hükmün önceki hükümden ağır olamayacağı, sanık hakkında Yargıtay bozma ilamından sonra kurulan hükümde tesis olunan para cezasının, hapis cezasına nazaran sanık lehine olduğu kabul edilse de, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkında Kanun'un 106/3.maddesinde yeralan " Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adlî para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca hapsedilir, "şeklindeki düzenleme karşısında, sanık tarafından adli para cezasının ödenmemesi halinde cezasının 150 gün hapis cezasına çevrileceği nazara alındığında, ilk hükümden daha ağır cezaya hükmedilmesinde isabet görülmediğinden bahisle; 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı'nın 14.08.2014 gün ve 94660652-105-06-7303-2014/15952/54184 sayılı sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.09.2014 tarih ve 2014/300634 sayılı tebliğnamesiyle Daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkümiyetine dair ilk hükümdeki 16 gün hapis cezasının, taksirle yaralama suçundan 150 gün karşılığı 3.000-TL adli para cezası ile mahkumiyetine ilişkin son hükümdeki cezadan daha ağır olması nedeniyle
Kazanılmış hakkın ihlal edilmediği, infazdaki olası uygulamanın kazanılmış hak oluşturmayacağı anlaşılmakla; Ankara (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.05.2014 tarih ve 2013/1309 esas, 2014/498 sayılı kararında isabetsizlik görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy