Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a, 50/4, 52/2, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1-TCK nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırım” ibaresinin 01.03.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 26.02.2008 tarih 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım ,diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu, TCK'nın 50/6. maddesinde hükmün kesinleştikten sonra Cumhuriyet Savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlendiği, somut durumda ise sanık hakkında bir tedbir niteliğini haiz olmayan, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kaldı ki bu durumun hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin, infazı kısıtlar biçimde karar tesis edilmesi,
2-Sanık hakkında hükmedilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının belirtilmemesi,
3-CMK'nın 232/6. maddesine aykırı olarak sanık hakkında neticeten hükmedilen 18.200 TL adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında uygulanan kanun ve maddesinin belirtilmemesi, yine sanığa hükmolunan adli para cezası taksitlendirilirken, taksit aralığı gösterilmeyerek infazda duraksamaya neden olunması,
4-922.84 TL yargılama giderinin kısa kararda doğru olarak gösterilmesine rağmen, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında eksik gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının TCK'nın 50/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin 5. paragrafının hükümden çıkartılması, hükmün 3. paragrafındaki “50/4” ibaresinden sonra gelmek üzere “maddesi gereğince 910 gün adli para cezasına çevrilmesine ve bu cezanın” ibarelerinin eklenmesi, 4. paragrafın başına “TCK'nın 52/4. maddesi gereğince” ibarelerinin eklenmesi ve devamındaki “12 eşit” ibaresinden önce gelmek üzere “aylık” ibaresinin eklenmesi, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının yargılama giderine ilişkin 3 numaralı bölümünün hükümden çıkartılması ve yerine kısa kararda olduğu gibi “ Aşağıda dökümü yapılan 922.84,00 Lira yargılama giderinin sanıktan tahsil edilerek hazine geliri kaydedilmesine ” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.