Mahkemesi : Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1-2-a-b-d-e, 62/1, 52, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç konusu olay nedeni ile mağdurun oğlu olan ...'nun 09/06/2012 tarihinde tespit edilen ifadesinde annesi adına sanıktan şikayetçi olduğunu söylemişse de, olay nedeni ile yaralanan mağdur ...'ın tedavi gördüğü hastaneden 25/06/2012 tarihinde taburcu edildiği, 14/01/2013 tarihinde alınan savcılık ifadesinde "kaza sebebiyle sakat kaldığını, hukuki işlerinin oğlu tarafından yapıldığını, şikayet konusunda oğlunun karar vereceğini" belirttiği, sanıktan şikayetçi olduğuna dair herhangi bir beyanının bulunmadığı anlaşılmakla, olay nedeni ile yaralanan mağdur ...'ın tedavi gördüğü hastaneden taburcu edildiği 25/06/2012 tarihinden itibaren TCK'nun 73/1-2. maddeleri gereğince sanık hakkında yasal 6 aylık süre içerisinde şikayetçi olmadığı ve bu yöndeki hakkını kullanmadığı, oğlu ...'nun annesinin vasisi olduğuna dair dosya içinde belge ve bilgi de bulunmaması karşısında, annesi adına şikayet hakkını kullanmasının ve adı geçenin bu yöndeki ifadesine geçerlilik tanınmasının da mümkün olamayacağı gözetilerek, yasal süresinde şikayette bulunulmaması nedeni ile sanık hakkındaki kamu davasının TCK'nın 73/1. ve CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 26.05.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy