Mahkemesi : Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1-2-b, 52/1-2-son, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafi ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın idaresindeki otomobiliyle meskun mahalde, gündüz vakti, refüjle bölünmüş tek yönlü yolda seyrederken ışıklı kavşak mahalline geldiğinde, seyrine göre sağ taraftan yola girerek sol tarafa doğru karşıya geçmekte olan yayaya, yaya geçidi üzerinde refüje çıkmasına az mesafe kala çarparak yaralanmasına neden olması şeklinde gerçekleşen olay nedeniyle iki sınır arasında temel ceza belirlenirken; suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı, mağdurun yaralanmasının derecesi, sanığın asli kusurlu olması nazara alınıp adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun olarak makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek az ceza tayini,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
a) Mağdurun orta derecede kırık ve yüzde sabit eser oluşturacak şekilde yaralanması karşısında, TCK'nın 89/1. maddesi gereğince tayin edilen temel cezanın TCK'nın 89/2. maddesi gereğince artırılması sırasında "d" bendine de yer verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması
Kanuna aykırı olup, sanık müdafi ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 26.05.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy