Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın idaresindeki araç ile, (T) kavşak niteliğindeki olay mahalline geldiğinde, kendisine hitaben dur işaret levhası bulunmasına rağmen, sağından gelen trafiği kontrol etmeden kavşaktan sola döndüğü sırada, sağından gelen katılanın kullandığı aracın 17.8 metre fren izine rağmen sanığın kullandığı araca çarpması neticesinde, katılanın aracında bulunan 3 kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı olayda, sanık hakkında hükmedilen 6 ay hapis cezasının seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrilebileceği veya ertelenebileceği, asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir kişilik durumunun bulunmamasına, silinme şartları oluşan arşiv kaydı dışında sabıka kaydı bulunmayan ve 02/12/2013 tarihli celsede lehe kanun hükümlerinin uygulanmasını isteyen sanık hakkında, paraya çevirme ve erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması karşısında, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de,
Taksirli suçlarda TCK’nın 53.maddesinin uygulama yeri olmadığının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeple 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy