Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm: 2250 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 10.07.2012 gün ve 2012/20667 esas, 2012/17257 karar sayılı bozma ilamı öncesi, 24.03.2011 tarihli maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda maddi tazminat konusunda karar verilmemiş ise de, bu hususta mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüş olup, temyiz edenin sıfatı itibariyle inceleme dışı bırakılmış, duruşmaya katılıp mütalaada bulunmuş olan Cumhuriyet savcısının isim ve sicil numarasının gerekçeli karar başlığına mahallinde ilavesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Bozma öncesi 24.03.2011 tarihli ilk hükümde, davalı lehine 2200 TL vekalet ücretine hükmedilmesi ve hükmün sadece davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle vekalet ücreti yönünden davalı lehine kazanılmış hak oluşacağı dikkate alınarak, bozma sonrası davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasına "2200 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.