Mahkemesi : Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1-2-b-e, 22/3, 62, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Ehliyeti bulunmayan sanığın gündüz vakti, idaresindeki motosikletle arkasında 10 yaşındaki mağdur ... olduğu halde seyrederken, tali yoldan ana yola kontrolsüzce çıkış yaptığında, ana yolda normal hızda seyreden araçla çarpışmaları sonucu mağdurun yaralanmasına neden olması şeklinde gerçekleşen olayda, olaydan hemen sonra alınan kan tahlili raporuna göre sanığın 26 mg/dl alkollü olup, bu miktarın 50 mg/dl olan yasal alkol miktarının altında bulunduğu, bu haliyle eylemde bilinçli taksirin şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla, mağdurun annesi ...'un soruşturma sırasında 29.11.2012 tarihli kolluk beyanında yalnızca sanığın aracına çarpan oto sürücüsünden şikayetçi olduğu, belirtilen aşamadan sonra 10.07.2013 tarihli duruşmada mağdur ve annesi sanıktan şikayetçi olduklarını söylemişlerse de, sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçunun takibinin şikayete tabi olması ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 73/1. maddesinde öngörülen 6 aylık süre geçtikten sonra şikayetçi olunduğu gözetilmeksizin, kamu davasının şikayet yokluğu nedeniyle TCK'nın 73/1 ve CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince düşürülmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.05.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.