Tebliğname No : 4 - 2012/99387
Mahkemesi : Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesi
Karar tarihi : 29/11/2011
Numarası : 2011/26 - 2011/515
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık hakkında açılan davanın reddine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu'nun 03/07/1987 tarih ve 3492 sayılı kararı ile tescilli 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde bulunan S. S. .... Konut Yapı Kooperatifi bünyesindeki (7) numaralı bağımsız bölümde, ruhsat ve eklerine aykırı olarak kapalı alan ve balkon oluşturduğu iddiasıyla, 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve imar kirliliğine neden olma suçlarından dava açılmış ise de; sanık tarafından gerçekleştirildiği iddia olunan tek bir eylem bulunması ve 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinin, 5237 sayılı TCK'nın 184. maddesine göre özel norm niteliği taşıması karşısında, suça konu eylemin, 2863 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, aksi yöndeki kabul ile imar kirliliğine neden olma suçunun oluştuğu sonucuna varılması, anılan suçtan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olmasından dolayı bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
18/01/2011 tarihli iddianame ile sanık hakkında hem 2863 sayılı Kanuna aykırılık hem de imar kirliliğine neden olma suçlarından dava açılması karşısında, yargılamaya konu eylemin, anılan suç tiplerinden hangisini oluşturduğu kabul edilmiş ise, o suç tipini düzenleyen kanun hükmüne göre sanık hakkında tek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, imar kirliliğine neden olma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilirken, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın reddine hükmedilmesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının (11) numaralı bendinde yer alan, “kamu davasının mükerrerlik nedeniyle CMK'nın 223/7 maddesi gereğince reddine” ibaresi hükümden çıkartılıp yerine, “karar verilmesine yer olmadığına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.