Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması
Hüküm : Beraat
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriği, sanık savunması, tanık anlatımları ve bilirkişi raporuna göre, sanığın, katılandan ödünç para aldığı, ödeme güçlüğü çekmesi nedeniyle aralarındaki meseleyi konuşmak için tanık İlker ile birlikte katılanın işyerine gittiği, burada sanığın, kendisinin de katıldığı, katılan, tanık İlker ve başkaca 4 kişi arasında geçen alacak-borç ilişkisi hakkındaki aleni olmayan konuşmaları ortamda bulunanların rızası olmaksızın cep telefonu ile kayda alarak, katılan hakkında ses kayıtlarını delil olarak göstermek suretiyle tehdit ve tefecilik suçlarından suç duyurusunda bulunduğu şeklinde gelişen olayda; sanığın, katıldığı aleni olmayan söyleşinin tarafı olması ve söyleşinin sanık, katılan, tanık İlker ve başkaca 4 kişi arasında geçtiğinin anlaşılması karşısında; eylemin sübutu halinde TCK'nın 133/1. maddesi yerine aynı Kanun'un 133/2-3. maddelerine uyan kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun unsurlarını oluşturacağı ancak sanığın, tanık İlker tarafından da doğrulanan, alacak verecek meselesi nedeniyle daha önceden tehditler aldığı için korktuğu ve tedirginlik duyduğundan, neyle karşılaşacağını bilmediği için katılanın işyerinde yapılan görüşme sırasında kayıt yaptığı, amacının kendini korumak olduğu şeklindeki savunması ile ses kayıtları içeriği birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, kendisine karşı bir suç işlendiği kanaatiyle, başkaca şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hal içerisinde iken, katıldığı aleni olmayan söyleşiyi kayda aldığı, eyleminin hukuka aykırı olduğunu kabul etmek mümkün olmadığı gibi, kayıtları bir başkasına verdiği veya yaydığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın, şikayetçisi olduğu soruşturmadaki iddiasını ispatlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle de hareket etmediği, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından; beraatine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, sanığa yüklenen kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun kanuni unsurlarının gerçekleşmediği, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sübuta, suçun yasal unsurlarının oluştuğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy