Tebliğname No : 12 - 2014/266262
Mahkemesi : İstanbul (Kapatılan) 23. Sulh Ceza Mahkemesi
Tarihi : 22/04/2014
Numarası : 2012/488-2014/551
Suçlar : Taksirle yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında, suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi, mahallinde ilavesi mümkün noksanlık olarak kabul edilmiştir.
Oluşa ve dosya kapsamına göre; gündüz vakti, meskun mahalde, yönetimindeki otomobilin direksiyon hakimiyetini kaybederek, yol dışı kalıp, yaya kaldırımında yürümekte olan mağdura çarparak, onun nitelikli şekilde yaralanmasına neden olan ve güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak şekilde 185 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanığın taksirle yaralama eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğuna dair yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş; TCK'nın 22/3. maddesi hükmünün, aynı Kanun'un 89/1. maddesine göre temel ceza belirlendikten sonra uygulanması gerektiği gözetilmeden, TCK'nın 61/2. maddesine aykırı şekilde hüküm kurulması, sonuç ceza değişmediğinden bozma sebebi sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine, erteleme hükümlerinin uygulanmamasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın 185 promil alkollü olarak sevk ve idare ettiği araçla yaralamalı trafik kazasına neden olması eyleminde trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarının oluştuğu; ancak, TCK'nın “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, anılan maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise bir kişinin yaralanmış olması nedeniyle zarar suçunun oluştuğu, tehlike suçunun meydana gelen netice ile zarar suçuna dönüşmüş olması karşısında, sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı sanığın mahkumiyetine ilişkin 3 numaralı bölümün hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine, “3- Sanık Ü.. Ö.. hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, eleştirilen hususlar dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükmün DÜZELTİLEREK, taksirle yaralama suçundan kurulan hükmün ise doğrudan isteme uygun olarak ONANMASINA, 30.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy