Tebliğname No : 12 - 2014/155936
Mahkemesi : Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 03/03/2014
Numarası : 2013/955 - 2014/254
Suç : Taksirle yaralama
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç adının, “taksirle yaralama yerine “taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma” şeklinde yazılmış olması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiş, TCK'nın 53/6. maddesi gereğince sürücü belgesinin geri alınmasına veya alınmamasına karar verilmesi mahkemenin takdir yetkisi kapsamında bulunduğundan bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi halinde, mahkemenin bu yetkisini zımni olarak alınmaması yönünde kullandığı kabul edilerek, tebliğnamede bu nedenle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Olay tarihinde saat 21.00 sıralarında gece, yerleşim yerinde, iki yönlü yolda idaresindeki kamyonet ile seyir halinde olan sanığın, üç yönlü kavşağa geldiğinde sola dönmek için manevra yaptığı sırada, yolun karşı istikametinden düz seyir halinde olan katılanın önünü kapatarak çarpıştığı, katılan sürücünün nitelikli, yanındaki yolcunun ise, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı olayda; asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği tespit edilen sanık hakkında, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, asgari hadden ceza tayini,
2-Katılan vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "kastın yoğunluğu" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.