Tebliğname No : 12 - 2014/376041
Mahkemesi : İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 10/12/2013
Numarası : 2013/59 - 2013/559
Suç : Taksirle öldürme
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
09.01.2013 günü saat 09.45 sıralarında, sanık sürücü B.. G..'in yönetimindeki kamyon ile, yerleşim yeri içinde, tek yönlü, düz, eğimli, asfalt kaplama ve karlı zeminli yolda seyir halindeyken, TEM güney yan yoldan kavşağa giriş yaptığı sırada, ana yoldan gelmekte olan kamyona dönel kavşak içinde çarptığı, çarpmanın etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ tarafta nakliyeciler sitesine girerek park halinde bulunan başka bir kamyona çarptığı, çarpmanın etkisiyle bu kamyon ile arkasında bulunan kamyon arasında olan ve nakliyeciler garajında giriş çıkış fişlerini yazmakla görevli M.. A..'ün sıkışarak öldüğü olayda, kazadan sonra kamyon üzerinde oto tamircisi aracılığıyla yapılan tespitte; aracın arka çeker frenlerinin bozuk olduğu, arka çeker frenlerin körüğünün patlak olduğu, bunun neticesinde hava kaçağının meydana geldiği ve sol ön frenlerinin çalışmadığının tespit edildiği, sanığın savunmasında “Benim kamyonumun içinde yük vardı, inşaat çatı malzemesi yüklüydü, sağ ikinci dingilin freni arızalıydı. Bende o freni tamir ettirmek için tamirciye gidiyordum ve giderken yolda ikinci dingilin frenini iptal ettim, yani havasını kesmiştim” şeklindeki savunması ve olayın tek görgü tanığı olan M.. D..'nın "kazaya sanığın kamyondaki fren sistemindeki arızanın sebebiyet verdiği kanaatindeyim. Zira sanık kavşağa girdiğinde normal freni olsa durabilirdi muhtemelen freni olmadığı için kaza meydana geldi.” şeklindeki ifadesi dikkate alınarak, sanığın fren tertibatının arızalı olduğunu bildiği kamyonla karlı havada yüklü vaziyette yola çıkarak kazaya bilinçli taksirle sebebiyet verdiği anlaşılmasına rağmen, sanık hakkında hükmedilen cezada TCK'nın 22/3. maddesi gereğince artırıma gidilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanığın tam kusurlu hareket etmesi ve olayda bilinçli taksir koşullarının oluşması sebebiyle, sanık hakkında TCK'nın 50/4. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin bozma içeren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusura, lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 15/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.