Tebliğname No: 12 - 2014/158042
Mahkemesi: Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi: 26.12.2013
Numarası: 2013/147 - 2013/419
Suç: Taksirle öldürme
Taksirle yaralama suçundan sanık ve katılan sanığın mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanık müdafii ve katılan sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan sanık Ş.. D.. vekilinin temyiz isteminin sanık sıfatı ile yapıldığı saptanarak yapılan incelemede;
Sanık Ş.. D.. yönetimindeki kamyonet ile seyretmekte iken olay mahalli ışıklı trafik işaret cihazı ile kontrollü yaya geçidi mahalline kendisine yanan kırmızı ışıkta giriş yaptığı sırada seyrine göre sağ tarafta kalan yan yoldan gelip sola dönüşle seyir yoluna giren sanık Ş.. K.. yönetimindeki (Beton Pompalı) kamyon ile çarpışması şeklinde gelişen olayda, katılan sanık Ş.. D..'nun eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu, katılanlar E.. S.. ve M.. Y..'ın nitelikli şekilde yaralandıkları dikkate alındığında şikayetçi olunmamasının sonuca etkili olmadığı gözetilmeyerek taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/2 maddesi ile mahkumiyetine karar verilmesi gereken katılan sanığın bir kişinin ölümünden sorumlu tutularak yazılı şekilde aynı Kanunun 85/1. maddesi ile tecziyesi cihetine gidilmiş olması, sanık Ş.. K..'ın sola dönüş yapılmayacak yerden dönüş yapması nedeniyle bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu gözetilmeden TCK'nın 22/3. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık Ş.. D.. müdafiinin, bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığına, cezanın paraya çevrilmesi gerektiğine, oluşa, sanık Ş.. K.. müdafinin kusur durumuna, ceza miktarına ilişkin temyiz itirazının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından TCK'nın 61/1. maddesinin (b) bendinde yer alan ''suçun işlenmesinde kullanılan araçlar" ve (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçelerine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanığa verilen temel cezanın belirlenmesinde gösterilen diğer gerekçeler yeterli görülmekle, hükmün 1. ve 2. fıkralarının 1. bendindeki “suçun işlenmesinde kullanılan araçla" ve "amaç ve saiki" ibarelerinin çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.