(5271 S. K. m. 141, 142, 223)
Dava ve Karar: Davacı vekilinin 29.03.2012 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının sahibi olduğu aracına bir suç soruşturması nedeniyle el konulduğunu, yapılan yargılama sonunda aracın iadesine hükmedildiğini belirterek CMKnın 141.ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağı olan Taşova Sulh Ceza Mahkemesinin, 2006/18 Esas - 2008/123 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; davacının sahibi olduğu araca kaçak orman emvali nakletmeksuçu nedeniyle,25.12.2005 - 27.06.2006 tarihleri arasında el konulduğu, yargılama sonundaaracın sahibine iadesine hükmedildiği, hükmün temyiz incelemesi sonucu onanmak suretiyle 18.05.2011 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 29.03.2012 tarihinde, CMKnın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı anlaşılmakla yapılan inceleme ve değerlendirmede; Manevi tazminat davaları kişilik hakkını koruyan, haksız tecavüzün doğurmuş olduğu olumsuz sonuçları yani zararın giderilmesini amaçlar, manevi tazminat için, kişilik haklarınınihlal edilmesi özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali vehukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir. Yakalanan veya tutuklanan kimsenin gerek aile gerek iş çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılar, tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik durumu üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurulmalıdır. Yalnızca haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesigerektiği yönünde kuşku bulunmamakta ise dehaksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşabilmesi için kişinin bu eylem nedeniyle manevi bir zarara uğradığının hukuken kabul edilebilir gerekçe ve kanıtlarının ortaya konulması ve bu hususun ispatlanması gerekmektedir. Yalnızca malına el konulmuş olması manevi tazminatı gerektirmediğinden davacı lehine el koyma nedeniyle manevi tazminata hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmemiş, tazminat talebinin dayanağını teşkil eden Taşova Sulh Ceza Mahkemesinin, 2006/18 Esas - 2008/123Karar sayılı beraat hükmünün, el koymaya ve iadeye ilişkin evrakların onaylı suretlerinindosya kapsamına alınarak, dayanak dosyanın mahal mahkemesinden getirtilmesi ve 04.06.2012 tarihli duruşmada incelenmesi nedeniyle tebliğnamenin1. numaralı bendinde yer alan bozma düşüncesine, 5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesine göre koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde kararın kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, davacının tazminat talebine dayanak teşkil eden Taşova Sulh Ceza Mahkemesinin, 2006/18 Esas - 2008/123Karar sayılı ceza dava dosyası incelendiğinde; beraat hükmünün 18.05.2011 tarihinde kesinleştiği ve kesinleşme şerhli beraat hükmünün davacıya tebliğ edildiğine ilişkin belgeye dosya içerisinde rastlanılmadığı, davanın ise 29.03.2012 tarihinde açıldığının anlaşılması karşısında, beraat hükmünün kesinleşme tarihini izleyen 1 yıl içinde davanın açıldığının anlaşılması nedeniyletebliğnamenin2. numaralı bendinde yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan incelemeye, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davalı vekilinintazminat miktarına, ve davacının kusurlu olduğuna, davacı vekilinintazminat miktarına ve eksik incelemeye ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacının sahibi olduğu araca haksız yere el konulmasından dolayı 5271 sayılı CMKnın 141. ve devamı maddeleri gereğince tazminat davası açtığı, davaya dayanak teşkil eden Taşova Sulh Ceza Mahkemesinin, 2006/18 Esas - 2008/123 Karar sayılı dosyasında, davacının aracını davacıdan habersiz şekilde suçta kullanan sanık S. B.ın beraatine, suçta kullanılan davacıya ait aracın sahibinin rızası dışında kullanılması nedeniyle iadesine karar verildiği, bu nedenle davacının el koyma işlemi nedeniyle uğradığını iddia ettiği maddi kaybını davalıdan talep edemeyeceği, bunun yerine davacının aracını kendisinden habersiz şekilde suçta kullanan kişi veya kişilerden Borçlar Kanunundakimüteselsil sorumluluk kuralları çerçevesinde talep edebileceği gözetilerek davanın 5271 sayılı CMK'nın 223/7 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirkenyazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı olup,davalı vekilinin eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUKun 321. maddesi gereğince, isteme sonuç itibariyle uygun olarak, bozulmasına, 03.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy