Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : 1067,50'şer TL maddi ve 1800'er TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine
Davacılar vekilinin 15.08.2012 tarihli dilekçesi ile müvekkilleri davacıların bir suç soruşturması nedeniyle tutuklandıklarını, yapılan yargılama sonunda üzerlerine atılı suçtan beraatlerine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/511 Esas – 2008/760 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanıkların (davacıların) 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan tutuklu kaldıkları ve yargılama sonunda 02.12.2008 tarihinde beraatlerine hükmedildiği, hükmün 03.04.2012 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 15.08.2012 tarihinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı anlaşılmıştır.
Davacılar lehine ayrı ayrı hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 2013 yılına ait Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 2640 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bir kez 2640 TL vekalet ücretine hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre; davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacı tarafından açıkça yasal faiz talep edilmemesine karşılık, kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarları için yasal faize hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin faize ilişkin kısmının çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy